Engel mi? Hedef mi?

İnsanların hayatları boyunca istekleri bitmez istedikleri olduğunda daha iyisini isterler istedikleri olmadığında başka isteklere yönelirler. Peki sizce gerçekten istemek, istediğin şeyin olmasına inanmak başarmanın yarısı mıdır?

Bu konu hakkında ortada birçok teori var ve bu teorilerin başında ise Murphy kanunu geliyor. Murphy kanununa göre istemek, bir şeyin olacağına çok inanmak sizi o şeyden uzaklaştıran en büyük etkenlerden birisi oluyor. O isteğiniz doğrultusunda gün geçtikçe artan hevesiniz sizin ona ulaşabilme ihtimalinizi gün geçtikçe düşürüyor ve bu durum “Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.” lafını ortaya koyuyor.

İsteğinizin ters gitme ihtimalini düşünüp o ihtimallerin hepsi için teker teker önlem alsanız bile düşünmediğiniz bir yolun her zaman ortaya çıkacağını söylüyor Murphy Kanunları. Çok karamsar bir düşünce stili olan Murphy kanunları, hayatımızdaki tecrübelere baktığımızda genellikle haklı çıkıyor gibi görünse de aslında bunun sebebi insanların genellikle kötü tecrübeleri anımsaması yüzünden kaynaklı.

Bana göre tamamıyla psikolojik olan Murphy kanunları insanların olayları öyle görmesine yol açıyor ve isteklerimizin gerçekleşme olasılığı konusunda bizi yanılgıya düşürüyor. Bu yanılgı insanların istekleri için daha az çabalamasına ve hayalleri ulaşabilme ihtimallerine çok daha az inanmalarına yol açıyor. Bu sebeple dinlenilmesi gereken şey Murphy Kanunları değil aksine Murphy kanunlarının tam tersini savunan Çekim Yasası olmalıdır.

Çekim yasası, düşüncelerinizin ve duygularınızın hayatınızda meydana gelen olayları çekmesidir. Böylece, olumlu düşünceler ve duygular, hayatınıza pozitif deneyimler, olumsuzluklar ise olumsuz olaylar getirir. Basitçe özetlemek gerekirse sahip olduğunuz tüm deneyimleri yaratırsınız. İnsanların çoğu için kendi hayatlarını yaratıyor olma düşüncesi zor ve inanması güç gelse de “Evrene göre kural yoktur. Bir şeye şimdi sahip olduğunuzun hislerini sunarsanız evren de buna yanıt verir.” sözü inandığımızı ve istediğimizi göstermenin evrene bir mesaj vereceğini söylemektedir.

Benim düşünceme göre ise  karamsar olan Murphy kanunları yerine enerjimizle isteklerimize ulaşabileceğimiz düşüncesi bence çok daha mantıklıdır ve eğer amacımıza ulaşmak istiyorsak inanmamız ve uygulamamız gereken düşünce stili Çekim Yasasıdır. Tarihte inanmak başarmanın yarısıdır sözünü kanıtlayan birçok insan olmasıyla birlikte inandığımız şeyin olma olasılığı çok daha yüksektir.

 

 

 

(Visited 5 times, 1 visits today)