Eşitlik Kavramı Ailede Öğrenilir

Her ne kadar eşitliği savunan bir güruh yetişse de eşitliğin olmadığı bir toplumda yaşıyoruz. Kılık kıyafetimiz olsun, yaşam standartlarımız olsun birçok noktada birbirimizden ayrı düşüyoruz. Aslında bu farklılıkların sebebi herkesin sahip olduğu birtakım ön yargılara dayanıyor.

Eylemleri cinsiyetçi bir yaklaşımla ayırmanın mantığını ben anlayamıyorum. “Kadın dediğin yemek yapmayı bilir.” zihniyeti hangi yüzyılda kaldı demek isterdim ama maalesef hala bu şekilde düşünen insanlar toplumumuzda mevcut. Yemek yemek temel bir ihtiyaçtır ve ben her insanın hayatını sürdürebilecek kadar yemek yapmayı bilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu işin kadını erkeği yok. Herkes az da olsa işin ucundan tutmalı. İllaki meşakkatli bir yemek ortaya koymaya gerek yok. Önemli olan denemek. Bence bu düşünceyi topluma aşılamak biraz da annelerin görevi. Ataerkil bir toplumda yaşıyoruz kabul ediyorum bu düşünceyi yıkmak zor olacaktır fakat “aman oğlum yorulmasın, eşim laf etmesin” düşüncesi de bir yere kadar. Herkes yemek yapmayı öğrenmeli ve kendi ihtiyacını karşılayabilmeli. Aynı şekilde ev işleri sadece ev hanımlarının yapması gereken bir görev değildir. Çamaşır, bulaşık, temizlik gibi işleri her birey yapabilir.

Günümüz koşulları araba kullanmayı bir hobiden ihtiyaca dönüştürdü. Artık bir yerden bir yere toplu taşıma araçları ile gitmek oldukça zor. Bu yüzden son yıllarda ülkemizde araba kullanımı nüfusa paralel olarak oldukça arttı. Araba kullanmak önceden sadece erkeklerin bir uğraşı gibi görülüyordu fakat günümüzde kadınlar da aktif bir şekilde araba kullanıyor. Şahsen ben herkesin araba kullanmayı öğrenmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü araba sürmek hayatı ciddi anlamda kolaylaştırıyor ve bir bakıma bizi daha özgür kılıyor, istediğimiz yere gitme imkanı vererek. Bana göre reşit olan her bireyin yapacağı ilk iş ehliyet almak olmalı. Aslında bu durumda Türk kadını diğer ülkelere nispeten şanslı, Suudi Arabistan’da kadınlara araba kullanma izninin birkaç yıl önce verdiği düşünülürse.

Cinsiyet ayrımcılığı yaşamsal faaliyetlerin yanı sıra meslek hayatımıza da damga vuruyor. Örneğin bazı güç gerektiren mesleklerin kadınların için uygun olmadığı düşünülüyor. Doğru, anatomik olarak kadın erkekten daha zayıf yaratılmış fakat bu, kadını o mesleği yapmaktan alıkoyamaz. Bu durum sadece kadının iş yükünü arttırır ve o işi yapıp yapmama tercihi bu noktada ona kalmıştır. Kadınlara, sadece ev işi yapan, çocuğuyla ilginen bireyler olarak bakılmamalıdır. İş hayatında erkeklere verilen destek aynı şekilde kadınlara da verilmeli ve herkese aynı imkanlar sağlanmalıdır.

Bence bu ön yargıları ve ayrımcılığı yıkmak için çocukların yetiştiriliş tarzının değişmesi gerekiyor. Bu önemli konular hakkında daha çok konuşulması gerekiyor. Çocuklara bir birey olduklarını hatırlatmamız ve yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için bazı işleri yapmayı öğrenmeleri gerektiğini anlatmamız gerekiyor. Evde herkese bir sorumluluk yüklemek yerine iş dağılımı yapmayı öğrenmenin daha yararlı olacağını düşünüyorum. Böylelikle her konuda donanımlı ve bilgi sahibi, hayata hazır bireylerin yetişeceğine ve bu bireylerin toplumumuza daha çok katkı sağlayacağına şüphem yok.

 

(Visited 51 times, 1 visits today)