Eşitsizliklerin Sporu

İnsanlar boş vakitlerini değerlendirmek, kendilerini sevdikleri bir alanda geliştirmek için hobi edinir çoğu zaman. Bu hobi bir sanat veya spor dalı olabilir. İki alanda her insanın hem zihinsel hem de fiziksel olarak gelişmesini sağlayabilir elbette. Peki insanı her geliştiren şey bir spor olarak görülebilir mi? Mesela avcılık diyelim. İnsanı fiziksel olarak geliştirdiği doğru ama bir canlının ölümünü barındırıyor içinde. İşte bu noktada insanlar ikiye bölünüyor: Avcılık bir spor dalı olarak sayılmalı mı yoksa sayılmamalı mı?

Hepimizin bildiği üzere her spor dalında iki taraf da eşittir ve her sporcu kendisiyle aynı düzeydeki bir sporcuyla mücadele eder. Mesela 60 kilo bir sporcu 100 kilo bir sporcuyla yarışamaz. İşte avcılığın bir spor olmasını engelleyen başlıca sebep budur bence. Bir taraf elinde tüfek tutarken ve ‘yarıştığının’ farkındayken diğer tarafın bunlardan habersiz olduğu bir şeye kesinlikle spor denemez. Rakibin bu kadar çaresiz olduğu başka bir spor dalı daha var mıdır acaba?

Avcılığı savunan bazı insanlar zamanında atalarımızın da avlandığını ve yemek için aldığımız etler için de hayvanların öldürüldüğünü öne sürüyor. Evet yanlış değiller ancak atalarımız keyif için değil, hayatta kalmak ve karınlarını doyurmak için avlanıyordu. Üstelik düşününce atalarımızın içinde yaşadıkları doğaya bizden daha saygılı oldukları da söylenebilir. Ne de olsa zavallı hayvanların sadece yaşam alanlarına el koymakla yetinemedik hayatlarına da el koymaya başladık.

WWF tarafından yayımlanan Yaşayan Gezegen Raporu 1970’ten bu yana gezegenimizde yaşayan omurgalı tür popülasyonunun ortalama %68 azaldığını, bunun başlıca sebeplerinden birininse avcılık olduğunu belirtiyor. Yani sürekli ‘Bir iki geyikten ne olacak?’ demeye devam edersek gelecekte bir iki geyik bile bulamayacak bir duruma gelebiliriz. İşte bunları engellemek için bir noktadan sonra caydırıcı cezaların uygulanması gerekiyor bence. Mesela Artvin’de kendisine ‘avcı’ diyen bir kişi yavru bir ayıyı katlettikten sonra bunu sosyal medyada paylaşması üzerine tepki çekiyor ve cezalandırılıyor. Evet, ceza dediğimiz şey 27.777 lira. Bu tarz davranışların cezası sadece para olursa insanlar ‘Veririm parasını istediğimi yaparım’ düşüncesine sahip olur. Böyle bir şeyin sonuçlarını da hepimiz tahmin edebiliyoruz zaten.

Şimdi düşüncelerimin üstünden geçmek istiyorum. İnsanlar geçmişten bugüne avlanmış ya da avlanmak zorunda kalmış olabilir. Ancak şu an yaşadığımız dönemde hayvanları katletmenin, onlara acı çektirmenin ve hatta bunları bir spor olarak adlandırmanın gerçekten çok saçma olduğunu düşünüyorum. Yani avlanmak kesinlikle ama kesinlikle bir spor değil, cinayettir!

(Visited 10 times, 1 visits today)