Etütte Cinayet

Karanlık ve sisli bir gecede ıssız sokaktan koşarak geçti. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki ayak sesleri ve yardım çığlıklarına rağmen duyuluyordu. Kaçıyordu, nerede biteceğini bilmeden, tam olarak neden kaçtığını bile bilmeden kaçıyordu. Ara sokaklardan birine girdi, birinin ona bağırdığını duydu, ne yapması gerektiğini bilmeden durdu. O sırada yanına gelmekte olan polis arabası onun için bir umut ışığı olmuştu. Arabaya bindi ve olabildiğince hızlı bir şekilde oradan uzaklaştılar. Sorgu odasına girdiler. Polis ona art arda sorular soruyordu, nefes aralığı bile vermeden. Sonrasında polise döndü ve ‘’eğer size olanları anlatacaksam en baştan almam gerekecek zira olayların arkasındaki sır perdesi tahmin edebileceğinizden de büyük.’’ dedi ve anlatmaya başladı.

Olay gününün sabahı her şey doğaldı. Son derse kadar hiçbir sıkıntı yoktu. Okul bittikten sonra birkaç öğrenci etütte kaldık, zorunlu etüt, açıkçası bana neden verildiğini bile anlamadım, aniden bir zil çaldı yangın zili mi yoksa başka bir şey mi anlayamadan herkes bir anda panik oldu. Zili duyunca okuldan çıkmaya çalıştım ama kapılar kilitliydi. Öğretmen sınıftan ne olduğunu anlamak üzere çıktı ve bir daha da geri gelmedi. Baktık olan bir şey yok bizde yanlış alarm olduğunu düşündük sınıftan çıkıp öğretmeni aramaya başladık. Bir süre sonra bir çığlık duyduk, bizim sınıftaki öğrencilerden biriydi. Bir kapının ardına bakakalmıştı. Gittik ve gördüğümüz manzara öğretmenimizin defalarca kez bıçaklanmış ölü bedeninden başka bir şey değildi.

Suçun bizim üstümüze kalacağının farkındaydık. oradan çıkmamız lazımdı ama resmen donakalmıştık. Ancak acı bir gerçek daha vardı bunu aramızdan biri yapmıştı okulda bizden başka kimse yoktu. Tam o sırada diğer koridordan bir çığlık daha geldi. Bakmaya gittik. Sınıftaki öğrencilerden biri yerde ölü bir şekilde yatıyordu. Arkamızda bir ses duyduk okul müdürü ile göz göze geldim. Yanımıza geldi ne olduğunu sordu. Ancak onun sorularına karşılık benimde kafamda bir sürü soru vardı ‘’ hocam buraya nasıl girdiniz?’’ dedim aniden. ‘’Arka kapıdan girdim çığlıkları duydum geldim neler oluyor ?’’. O an kafama dank etti, anladım onun katil olduğunu. Yanımdaki iki öğrenciye açıklamaya çalıştım ancak onlara tam olarak açıklayamadan silahını çıkardı ve birini vurdu. Adamın gözlerinin içine bakınca anladım. Onu suçlayarak ‘’Girilmez’’ yazan kapıyı ardına kadar açmış bulundum. Sıradaki bendim ancak tehlikeyi düşünmeden yapmıştım bu hareketi. Kalan son arkadaşımın elinden tutuğum gibi koşmaya başladım çıktık okuldan. Ancak müdür çok hızlıydı önümüzü kesip diğer öğrenciyi de vurdu. Ara sokaklarda kaybettirdim kendimi şimdi ise buradayım. Ne olduğunu ben bile anlamadım, ancak olan oldu artık. Olaydan aylar geçtikten sonra bile müdürden haber alınamadı kayıplara karıştı.

(Visited 19 times, 1 visits today)