Evcil Hayvanlar

“İnsan ruhunun bir parçası, hayvan sevgisini tadana kadar uyanmaz.” demiş Fransız yazar Anatole France. Gerçekten de içinde hayvan sevgisi beslemeyen hiçbir insan ruhunun tamamlanmış olabileceğine inanmıyorum.

Günümüzde insanların büyük bir kısmının aklına hayvan sevgisi deyince yalnızca kedi, köpek gibi evcil hayvanlar geliyor. Etrafta hayvanları sevmekle ilgili sözler söyleyip hayvansever olduklarına inanıyorlar. “Hayvanları çok severim, asla zarar vermem!” diyen insanların çoğu yanlarına yaklaşan böcek türlerini öldürüyor. Evcil olmayan hiçbir hayvana sevgi beslemeyen bu insanların sırf ilgi ve toplum baskısından kurtulmak için hayvansever olduklarını iddia etmeleri çok gülünç bir durum.


Hayvanları sevmek demek yalnızca onların başını okşamak demek değildir. Korkan insanlara elbette saygı duyulmalıdır ancak korkularını onlara zarar vererek gidermeye çalıştıkları zamansa bu zulme kimse sessiz kalmamalı. Yazıktır ki ülkemizde neredeyse her gün hayvanlara uygulanan şiddet ve başka türlü işkence haberlerini okuyoruz. Sırf onlardan fiziki olarak güçlü ve iri olduğumuz için kendimizde onlara istediğimizi yapabileceğimiz hakkını görmemiz yalnızca bizim kendimizi daha kötü bir duruma düşürmemiz demek. Sırf bizimle aynı dili konuşmuyor, bize karşı gelemiyorlar diye her seferinde onlara acımasızca zarar vermemizin, bizim en büyük dostumuz olan hayvanlara böyle davranmamızın hiçbir mantıklı açıklaması yok.

Hayvanları sevmesek bile bu dünyanın sadece bize ait olmadığını bilerek onlarla yaşamayı öğrenmemiz gerek. Aynı şekilde evlerinde evcil hayvan besleyen insanlara da hiçbir şekilde karışmaya hakkımız yok. Eğer ki beslenen hayvanın saldırganlık gibi kontrol edilemez ve tehlike arz edebilecek durumları var ise de bu konu sahibiyle konuşulup bir açıklık getirilmeli. Bazı sitelerde, insanlar evcil hayvan beslenmesine çok karşı. Kimi insanlar bunu hijyen koşullarından dolayı istemezken kimisi de kedi veya köpeklerin tehlikeli olabileceğini düşünüyor. Doğal olarak da hayvan sahipleri ve bu insanlar arasında tartışma oluşuyor ve soruna bir çözüm bulunamıyor.

Site içerisinde gezdirilen köpeklerin çocukları olan aileler için hijyenik bir sorun olduğu öne sürülürken hayvan sahipleri de bunun sorun teşkil etmediğini, işleri bitince temizlik yaptıklarını söylüyorlar. Buna getirilebilecek en mantıklı çözüm sanırım hayvan sahiplerine köpekleri site içerisinde çocuk parkı çevresinde gezdirmek yerine, onlar için bir alan oluşturulması ve orada gezdirmelerini istemek. Ve elbette, evlerine dönmeden önce temizlik yapmaları istenilmeli.

Site gibi ortak yaşam alanlarında birden çok insan türü görmek ve o insanlarla bir şekilde iletişim kurmak zorunda kalıyoruz. İletişim kuramasak bile herkes birbirine saygıyla yaklaşıp  kimsenin hayatına karışmamalı. Bunu bir şekilde başarabildiğimize göre aynı şekilde evcil hayvanların da varlığına alışıp onlara karışmamalıyız.

Bana kalırsa böyle ortak yaşam alanlarında insanların özgürce evcil hayvanlarıyla yaşamlarını sürdürebilmeleri için site içerisinde onlara ayrılmış bir bölüm düzenlenip sıkıntı çıkmasını önlemiş olabiliriz. Böylece kimse kimseye karışmamış olur ve herkes özgürce yaşamına devam edebilir.

İster sevelim, istersek sevmeyelim, yaşadığımız dünya yalnız bize ait değil. Biz kendilerine zarar vermedikçe bize hiçbir zararı dokunmayan, hatta bazı durumlarda kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan hayvanlara karışmadan, onlarla uyum içerisinde yaşamayı öğrenmeliyiz.

(Visited 90 times, 1 visits today)