Evimiz Dünyamız

21. yy ’da dünyamızın sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayan kaynaklar giderek daha da kirlenmekte ve azalmakta. Bunların başında hava kirliliği, su kirliliği, doğa kirliliği ile birçok insan yaşamı için önemli kaynakların yok olması geliyor. Ancak bu kirliliklerin sebebi maalesef yine insanoğlu. Aşırı nüfus artışı, beton yığınlarının fazlalaşması, çarpık kentleşme vb. nedenlerle kaynaklarımızı hızla yok ediyoruz. Peki bir gün dünyamızdaki kaynakların sonuna gelirsek ne yapacağız? Bilim insanlarının çoğu uzayda başka bir dünya arama taraftarı. Ancak bir kısmı da bu kaynakları yeni dünya aramak yerine şu anki dünyamızdaki gittikçe kötüleşen durumu durdurmak için kullanmayı savunuyor.

Uzayda kolonileşmek git gide hayal olmaktan uzaklaşıyor. SpaceX, NASA, Roskosmos gibi büyük şirketlerin üstünde çalıştıkları bu fikir şu anlık dünyanın olası sonuna karşın insan nüfusunu devam ettirmek için kullanılacak bir kaçış planı olarak görülmekte. Bu planı gerçeğe dönüştürmek kolay olmayacak ne yazık ki. Elon Musk’ın hesaplamalarına göre, gezegende kendi kendine yeten bir topluluk oluşturmak için bin uzay aracı ve en az bir milyon ton malzeme ve ekipmanın taşınması gerekiyor. Bu malzeme ve ekipmanların taşınması yılda 2 kez yapılacak olup ve her yolculukta iki milyon dolara mal olacağını, bütün kaynakların taşınmasının ise toplam 20 yıl alacağını belirtmiştir.

Peki, bunca kaynak ve parayı başka bir gezegende sıfırdan başlamak için kullanmak yerine şu anki dünyamızı geri dönülmez bir noktaya varmadan önce kurtarmak için kullanmak daha akla yatkın değil mi? Kaynaklarımızı kurtarmak için ilk önce bireysel olarak bir şeyler değiştirmeye çalışmalıyız. Geri dönüştürülebilir atıkları ayırmak, ulaşımda toplu taşımayı tercih etmek, bulaşıkları elde değil bulaşık makinesinde yıkamak gibi basit değişiklikler yaparak düşündüğümüzden çok daha fazla kaynak kurtarabiliriz. Bizler bireysel sorumluluklarımızı yaptıktan sonra geri kalan sorumluluklar hükümetlerin oluyor. Doğaya zarar veren nükleer enerji ve karbon yakıtları kullanmak yerine yenilenebilir olan güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, su enerjisi kullanılabilir. Bu enerji türlerinin ilk yatırım maliyetleri fazla olsa da uzun vadede temiz bir dünya ve temiz bir doğaya giden garanti bir yol olacaktır.

Sonuç olarak dünyamızdaki bütün bu güzellikleri geride bırakıp yenisini aramak yerine doğamızı, hayvanlarımızı, sularımızı ve daha birçok eşsiz güzelliği korumak daha mantıklı. İnsanoğlunun 150-200.000 yıldır yaşam sürdüğü, eşsiz tarihini işlediği, taş yontmadan günümüzdeki teknolojiye ulaştığımız dünyamızı bir nevi bu yüzyıllardır süren ve yüzyıllarca sürecek yolculuğumuzda yol arkadaşı olarak görebiliriz.

(Visited 12 times, 1 visits today)