Eyfel Kulesi Çalındı

Merhaba ben kim miyim? Ben dünyanın güvenliğini sağlayan gizli ajanlardanım. Adım Lucy GGO (Gizli Görev Operasyonu)’da çalışıyorum. Bu da patronum Bayan Angela. Kendisi iş söz konusu olunca biraz sinirlidir ama aslında çok tatlı bir insan. Eminim onu tanısanız siz de çok seversiniz. Yine yoğun bir iş sabahında bayan Angela beni ve bütün ajanları toplantı odasına çağırdı. Herkes merak içindeydi çünkü genelde bayan Angela toplantıları hep belirli saatlerde yapardı ama o gün öyle olmadı. Derken bayan Angela konuşmasına başladı.
Tam olarak şöyle dedi:
Evet arkadaşlar bugün çok önemli bir mesele için toplandık. Bugünkü olayın nerede ve nasıl gerçekleştiğini merak ediyorsunuzdur.
Burada bitirmedi tabi bu sözlerinin ardından B.Angela yavaşça su içti böyle olunca herkes daha çok meraklandı tabi.Su içmesi bitikten sonra da dedi ki: Arkadaşlar bu sefer bir hırsızlık olayıyla karşı karşıyayız ama bu büyük bir hırsızlık.Bir ülkenin tarihi bir eseri çalındı dedi. Herkes arasında konuşmaya başladı ama B.Angela ‘’Sessizlik’’diye bağırınca herkes sustu.Arkadaşlar lafı uzatmaya gerek yok Fransa’nın başkenti Paris’ten Eyfel Kulesi kaçırıldı.Bir sessizlik oldu.Sonra bu sefer ajan olarak tam 3 kişi göndereceğim.Bunlar Lucy,Tommy ve Ben.Sonradan bir şey farkettik. GGO’da Ben diye biri yoktu. Tommy ayağa kalkıp Ben de kim ? diye sordu.Evet Ben, yeni bir üye kendisi bugün başladı dedi.Ve asistanına çağırın dedi.Ben geldi ve merhaba dedi.Tabi biz de merhaba dedik.Herkesin aklınnda tek bir soru vardı Ben iyi biri miydi veya kimdi? Herkes merak ediyordu sonra B.Angela kendini tanıtır mısın lütfen Ben? dedi.Ve Ben anlatmaya başladı ‘’Mehaba ben Ben, çok gizli bir görev operasyonundan geldim ve ben bir ajanım dedi.Herkes hayret içeren ifadeler kullandı ama açıkçası bana pek inandırıcı gelmedi. Toplantı bitti.Ben odama geldi ve benim ortağım olduğunu söyledi ben şok oldum tabi. Sonra Paris’e gelmiştik. Polislere ne olduğunu sorduk onlar da çalmaları dışında değişik bir olay yok ama bir not bulmuştuk uçtu.Nee uçtu mu dedim ben de.Sonra otele yerleştik açıkçası polislere çok sinirlenmiştim nasıl o notu uçurmuşalardı.Sonra yemeğe indik.Ve yemekten sonra da ben biraz otelin bahçesine çıktım, açıkçası düşünmek için güzel bir yerdi.Kafama bir şey düştü ve bir baktım ki düşen şey Eyfel’deki nottan başka bi şey değildi çok mutlu oldum ve notu okudum notun üstünde Ben yazılıydı, bence Ben’in bu hırsızlıkla bir ilgisi vardı.Notu Ben’e götürdüm.Ben de hırsızın benimle ne işi olabilir ki dedi.Bilmiyorum aç oku dedim ve okudu.Sevgili Ben Eyfel’i ben çaldım çok pişmanım gelip Eyfel’i al ben Anikaa yazıyordu. Ben gidip Eyfel’i aldı ve her şey yoluna girdi.

(Visited 42 times, 1 visits today)