Farklı Dünyalara Kapı Açmak

  Yorucu ve yoğun bir gün sonrası işten veya okuldan geldiğinizi, evinizde -salonunuzdaki koltukta- oturduğunuzu hayal edin. Aynı zamanda internette günün haberlerine baktığınızı. Bir anda internetiniz kesiliyor ve bir bildirim geliyor. Bildirimde: “İnternet sahibi olmak için yaşadığınız şehirden asla çıkmayacaksınız ya da bu şehirden çıkıp istediğiniz her ülkeye gidebileceksiniz fakat bir daha internetiniz olmayacak.” Yazıyor. Hangisini seçerdiniz?

İnternet günümüzde bir iletişim, bilgi kaynağı. Kolayca bizden uzak mesafelerde yaşayan insanlarla iletişime geçebiliyoruz, bir tıkla milyonlarca konu hakkında bilgi edinebiliyoruz. Navigasyon sayesinde gideceğimiz yerlere nasıl en kısa ve en hızlı şekilde gidebileceğimizi öğreniyoruz. Ek olarak yerimizden kalkmadan alışveriş yapabiliyoruz ve yemek siparişi verebiliyoruz. Yaşadığımız şehirden çıkmayacaksak internette diğer ülkelerin 3 boyutlu ve 360 derece görüntülerini de bulmak mümkün. 

 “Dünyayı dolaşın. Görebileceğiniz bütün rüyaların en muhteşemi!” Demiştir Yazar Ray Bradbury. Seyahat ederek farklı kültürleri ve gelenekleri deneyimleriz, farklı milletlerden insanlarla arkadaşlıklar kurarız. Yaşadığımız şehirden farklı mimari yapılar, farklı insan kimlikleri görürüz. Uzmanlara göre yeni bir dil öğrenmenin en iyi yolu o dilin konuşulduğu ülkeye taşınmaktır. Seyahat aynı zamanda internette okuduğumuz seyahat günlüklerini kendi bakış açımıza göre yaşamaktır.

İnternetsiz yaşamak bize ona alıştığımız için zor geliyor. Eski dönemlerde yaşayan insanlar internet olmadan yaşamlarını sürdürmüşler. Haritalarla yol tariflerini bulmuşlar. Yemek tariflerini annelerinden ve arkadaşlarından öğrenmişler. Mektuplarla ve telefonlarla iletişim kurmuşlar. Aradıkları bilgileri kütüphaneye gidip araştırma yaparak bulmuşlar. Gündelik haberleri gazetelerden ve radyolardan öğrenmişler. Kısacası daha çok hareket halindelermiş. Tamamlamak istedikleri işler için çaba gösterirlermiş.

Her iyi şeyin kötü yanları olduğu gibi internetin de var. Maalesef internetin varlığı bizleri tembelliğe yatkın hale getirdi. Her şey elimizin altında olduğu için emek sarf etmez, uğraşmaz olduk. Monotonlaştık, bir nevi robot olduk. 

Bana bu soru sorulsaydı ben internetsiz yaşamayı seçerdim. Eğer hayatım boyunca aynı şehirde kalsaydım başlarda kolay gelse de zaman geçince kendimi bir hapis hücresinde gibi hissederdim. “The Truman Show” filmindeki Truman karakteri gibi yapay bir dünyada tıkılmış, çaresiz hissederdim.

Japon Roman Yazarı Ryū Murakami demiştir ki: “Dünyadaki yüz bin şehrin her birinde güneş benzersiz şekilde batıyor. Sadece bir defa buna şahit olmak için seyahat etmeye değer.“  Yani her ülkenin birbirinden ayrı güzellikleri vardır ve bunları görmek özeldir. Seyahat etmek bu kadar yararlı bir şey iken niye teknoloji için bir şehre hapsolalım?

(Visited 45 times, 1 visits today)