Farklılık Bazen Zor Olabilir

Dünya artık eskisi gibi değil. Daha bir uzak insanlar, acımasız, merhametsiz, yargılayıcı… İstenen, tek bir kalıba girmeyen insanlar kabul edilmiyor toplum tarafından. Zararlı, farklı ve korkunç birileriymiş gibi bir hal alıyorlar. Düşüncelerini korkmadan, net bir şekilde, siyah ve beyazı birbirine bulamadan cesurca aktardıkları için hepsi. Düşünmeyen insan o kadar klasikleşmiş ki… birbirini tekrar ediyor herkes.

Yeni sosyal medya güncellemeleri ve uygulamaları geldiği sürece bu böyle devam edecek. Yani belki de sonsuza kadar… Gittikçe benziyoruz birbirimize, kafasının içi farklı olan insanlar bile istemeden maruz kalıyor bu duruma. Bu da insanoğlunu çok daha kolay yönetilebilir bir varlık haline getiriyor. Ne uğruna? Özenti mi?

Eskilere kıyasla farklı müzikler daha nadir çıkıyor artık, aynı grubun konserlerinde yeni şarkılarını söylemesi kitlesi tarafından beğenilmiyor. Her zaman eski şarkıları; devamlı tekrarlanan, sözleri dışında ritimleri, melodileri ve konuları birbirinin tıpkısını andıranlar daha çok rağbet görüyor. Yeniliklere kapalı çünkü artık insanlar. Sıkıcı ve tekdüze herkes…

Bu yüzden çoğu kişi kendi kabuğuna çekilmiş durumda. Değer bulmuyorlar başka insanları tanımayı. Biliyorlar çünkü, onlar da diğerleri gibi özenti ve tekrar. Ne gerek var ki aynı insanla yüzlerce kez tanışmaya? Kimin yeter böyle bir şeye zamanı? Zaten Instagram, TikTok gibi herhangi bir sosyal medya hesabını açtığında görebilir bu insanları. Adeta bir tekdüzelikler ülkesi çünkü ekranlar…

Arkadaşlarımızla buluştuğumuzda bile herkesin telefona baktığı bir an oluyor. Sanki konuşmaya ara vermeleri ve soluklanmaya ihtiyaç duyuyorlar gibi sosyal medyayı açıp kimin kiminle olduğunu ve ne yaptıklarını kendilerinin içinde bulunduğu ortamdan daha çok umursuyorlar. Ayrıca her zaman orada olmalarından, eğlenmelerinden daha önemli olan bir şey var: Bunu başkalarına göstermek. Hatta belki de o gün çekinilen, paylaşılan fotoğrafların sayısı o gün konuşulan konulardan bile daha fazla.

Asosyalliğin getirdiği yalnızlık dışında daha büyük problemler de var: özgüven eksikliği. Vücudu TikTok’takiler gibi olmayanlar toplumdaki o ‘güzel’ kategorisine girmiyor ve onlar gibi olamadıkları için aşağılık kompleksine giriyor. Aslında özenilecek hiçbir şey olmamasına rağmen o insanlardan biri gibi olmak için can atıyorlar. Güzelliğin gelip geçici olduğunu da büyükler ergen takımına anlatamıyor. İnsanın beyin gelişimi 21 yaşında durduğu gibi vücut gelişimi ve anabolizmanın katabolizmadan daha yavaş çalışmaya başladığı zaman da 35 yaştan sonra. Bir insanın ortalama 14 yaşında ergenliğe girdiği düşünülürse nerdeyse yirmili yaşlarını sonuna kadar çok fazla kişi bu kendi içlerinde geliştirdikleri komplekslerle uğraşmaya çalışıyorlar. Bir noktadan sonra bunu kabullendiklerinde ise geçmişte böyle şeylere takılıp yapamadıkları için kendilerini suçluyorlar. Zaman geçiyor ve onu durdurabilecek hiçbir şey de yok. Teknoloji geliştikçe de insanlar daha da kendi kabuklarına çekilmeye devam edecekler. Bunun bir sonu yok, belki en sonunda kompleksi olmayan bir insan da kalmayacak geriye.

(Visited 6 times, 1 visits today)