Fatih Sultan Mehmed’in Hayatı-2

Zekası, istidadı ve davranışları bakımından kendine has bir yaradılışı olan şehzade, yaşı ilerledikçe, eğitim-öğretimini ilerletmenin yanında, Arapça ve Farsçayı da öğrenmişti. Ayrıca  savaş sanatını da küçük yaşlardan itibaren öğrenmiş, iyi bir komutan olma yolunda ilerlemişti.

Fatih’in çocukluğuyla ilgili ayrıntılı bilgiler, İstanbul’un fethi fikrinin, küçük şehzadenin dimağına, çocuk yaşlarda yerleştiğini gösterir.fatih sultan mehmed ile ilgili görsel sonucu.

Bir hükümdar hassasiyetiyle yetişen şehzade, büyük bir şehir kurma hayaliyle ve bu hayalleri resmederek büyümekteydi. Fetih aşkı, minik şehzadenin oyunlarına bile yansımıştı.

Büyük adam olacak bu çocuk, babasını örnek alarak, çevresini kendi oluşturmuştu. Hayatı boyunca, hem ilim ve hem de gaza aşkını içinde, hep canlı tutmuştur.

Küçüklüğünden itibaren, başından geçen tecrübeler, onun kısa sürede olgunlaşmasını sağlamıştı. Özellikle Osmanlı tarihinde benzeri olmayan bir şekilde, iki kez tahta çıkması, onun devlet iradesinde iyi yetişmesini sağlamıştı.

Tahta ilk çıktığı zamanlarda, büyük bir iç bunalımla karşı karşıya kalmıştı. Ne kanlı iç ayaklanmalar, ne de şehri harap eden büyük yaygın, şehzadeyi pes ettirmemişti. Küçük yaştaki bir padişah için, bu sıkıntılar çok ağırdı belki ama şehzade de, büyük problemlerin adamıydı. Genç şehzade, saltanatın bu ilk evresinde törpülenmiş, burada kazandığı deneyimleri, ikinci kez tahta çıkışında kullanmıştı. İkinci saltanatında daha bir planlı, sistemli, tedbirli, zorluklara hazırlıklı ve sıkıntıların üstesinden gelmesini bilen bir hükümdar olmuştu.

1451’de babasının vefatı üzerine, 19 yaşında ikinci kez tahta çıkmış, bu esnada düşman ümitlenmişti. İlk tecrübesi sırasında, devletin içine düştüğünü zayıf durumda hatırlayanlar, Osmanlı Devletine yeni darbe vurma peşine gitmişti. Ama hesap edemedikleri bir husus vardı ki, şehzade eski şehzade değildi.

fatih sultan mehmed ile ilgili görsel sonucu

Şehzade Mehmed, bütün başarısızlıktan ders almıştı. Artık ders alınan mağlubiyetleri, başarıya dönüştürmenin sırası gelmişti. Bunu etrafındakilere kanıtlayacaktı. Varna Savaşı’nda yapamadığı komutanlığı, II.Kosova Savaşı’nda alnının teriyle yapacaktı. Haçlıları ağır yenilgiye uğratacak ve babası II.Murad olmadan da Osmanlı Devleti ordusunun gücünden asla ama asla taviz vermediğini ispatlayacaktı. Bu savaş, gerek düşmana, gerekse devlet içindeki şehzadeyi küçük gören paşalara karşı, kendini kanıtlama savaşıydı.

Başarısızlıkları, başarıların temelini oluşturacaktı. O şunu çok iyi biliyordu; ”Kaybedecek kadar büyük değilsen, kazanacak kadar da büyük değilsin.”

Kaynaklar:

Nasıl Fatih Oldu-Zafer Bilgi

Wikipedia

(Visited 295 times, 1 visits today)