Filmler ve Sizler

Film izlemek herkesin boş zamanlarında yapmayı sevdiği bir şeydir. Eğlenceli olmakla birlikte eğitici de olmaları film izlemeyi herkesin ortak olan bir hobisine dönüştürüyor. Peki neden bazı filmlerin sizi diğerlerinden fazla etkilediğini hiç sorguladınız mı?

Her filmin kendine özgü bir konusu vardır. Bilim kurgu ya da tarihe dayalı, her ikisinin de izleyiciye aktarmak istediği bir mesaj vardır. Savaş, açlık, ırkçılık, kibir… Her bir konu sizi filmdeki aksiyonlu sahnelerle eğlendirmek ya da korkutmakla beraber size film boyu asıl anlatılmak istenen fikirden küçük küçük görüşler verir.

Özellikle iyi bir film ise. Etkileyici olmayan filmerin size pek de bir katkısı yoktur. Tabii, zaman geçirmenize yardım edeer ama film bitip bilgisayarını kappattığınızda bir daha ne karakterlerin davraanışları ne de yaşanan olaylar hakkında düşünürsünüz. Şöyle düşünün; 90’larda yaşanan iç savaşlar, ırk ayrımı, cinsiyetçilik hakkında bir film izliyorsunuz. Çok etkileyici filmler çıkabilecek bir konu, değil mi? Sorun şu ki, filmin yönetmeliği berbat, aktör veya aktresler size verilmesi istenen duyguyu veremiyor, uyumsuz arka plan müziği var. Filmin kendisine mi odaklanırdınız yoksa yapılan hatalara mı? Film bitiyor ve sizin aklınızda kalan tek şey oyuncuların yüzleri. Dolayısıyla aslında verilmek istenen mesajı almadınız bile. Tamamen zaman kaybı.

Şimdi bir de aynı konu üzerine başka bir film düşünün. Bu seferki filmimiz iyi yönetilmiş. Oyuncular karakterlerle uyumlu ve filmi izlerken o karakterin arkasında aslında gerçek bir insanın olduğunu düşünmüyorsunuz. Filmin konusuyla alakalı geçişler var. Filmde kullanılan eşyalar ve giyilen kıyafetler filmin geçtiği zamana uygun. Hangi filmden daha çok keyif alırdınız? Bu sefer filmin hakkında daha çok düşünürdünüz, değil mi? Bu seferki izleti size vermek istediği fikri başarılı bir şekilde verebilirdi, siz de o fikir hakkında düşünüp kendi görüşlerinizi şekillendirirdiniz.

Tabii izletinin etkileyiciliği sadece prodüksiyonda değil. Kendimden örnek vermek gerekirse, ben her zaman bilim kurgu filmlerinden daha çok hoşlanmışımdır. Tarih filmleri ise beni çok nadir etkiler. Tarih filmi ne kadar güzel organize edilmiş olsa da bir türlü dikkatimi ona veremem. Onun yerine, ben de aynı konunun üzerinde durulmuş bir bilim kurgu filmi izlerim. Diyelim ki iki film de savaş üzerine, biri tarih biri bilim kurgu. Ben her zaman bilim kurguyu tercih ederim çünkü daha çok odaklanabilirim. Yani demeye çalıştığım şu ki, etkilenme oranınız sadece prodüksiyon değil, sizin ilgi alanlarınızla da ilgilidir. Bu nedenle ilgi alanlarınızı bulmaya çalışın!

Sonuç olarak, filmlerin kişiliğimizi oluşturma yolunda payı büyüktür. Film izleyin, hangisini daha çok svediğinize karar verin, izledikleriniz hakkında düşünün. Görüşleriniz ve ileride olacağınız kişi bu şekilde oluşacak. Her bir kitap, müzik ve elbette film size bir şeyler katar. Yani, ara sıra gerçek dünyadan çıkıp filmlerle yaşamayı unutmayın!

(Visited 10 times, 1 visits today)