Fotoğraf Çekmek Yasaktır

Okul ile yapılan gezimizde Eskişehir’e gitmiştik. Birçok yer gezmiştik. Bu gezdiğimiz yerlerin arasında Masal Şatosu da vardı. İçeriye girdiğimizde bir an sanki bir masaldaymışız gibi hissettim. Resim çekmek yasaktı. Çok üzülmüştüm. Çünkü çok güzel şeyler vardı ve bunları hatıra olarak saklayamayacaktım.

15 dakika sonra çok yorulmuş ve bir koltuğa oturmuştum. Birden karşımda bir heykel gördüm. Ne kadar güzeldi anlatamam.  Kendimi tutamadım ve bir fotoğraf çektim. Birden çok büyük bir flaş patlamıştı ve birisi “Mekanımıza hoş geldin.” demişti. Gözlerimin acısı geçtikten sonra bir etrafıma bakındım. Ve gözlerime inanamadım. Gerçek bir masalın içindeydim ve birçok masal karakteri bana gülümseyerek bakıyordu. Pamuk prenses, Hansel, Gratel, Pinokyo, Keloğlan, Pembe Panter… Keloğlan bir adım öne çıktı ve tekrar ” Mekanımıza hoş geldin.” dedi. Üzerimdeki şoku atlatınca nasıl buraya geldiğimi sordum onlara. Pamuk Prenses bana fotoğraf çekince buraya geldiğimi, istediğim zaman geri dönebileceğimi söyledi. Hepsi birden bana adın ne diye sordu ve onlara adımı söyledim. Hepsi bana sarıldıktan sonra beni bir buluşma alanına görütürdüler.

Yeniden şok olmuştum. Buradan çıkana kadar kalp krizi geçirmezsem iyiydi. İnanamayacağınız kadar masal kahramanları vardı. Daha önce adını hiç duymadığım hatta hiç görmediğim kahramanlar vardı burada. Yanlarına gidip onlarla konuştum ve onların masallarını dinledim.

Birden herkes korkuyla kenara çekildi. Daha sonra kaçışmaya başladı. Sanki tehdit altındalardı ve canlarını kurtarmaya çalışıyorlardı. Derken bütün bunlara sebep olan grubu gördüm. Masalların kötü kahtamanları… Şimdi anlıyordum herkes neden böyleydi. Geldiler ve önümde durdular, sen de kimsin dediler. Sorularını cevaplayıp onlara buraya nasıl geldiğimi anlattım. Daha sonra hoşgeldin dediler ve gittiler. Onlar gittiğinde diğer iyi kahramanlar bana sanki mutantmışım gibi baktılar. Nedenini sorduğumda bana karşı çok iyi davrandıklarını normalde bağırıp çağırıp her yeri yıkıp gittiklerini öğrendim. Şaşırmıştım. Bunlar gerçekten buranın belası gibilerdi. Herkes onlardan kaçıyor, korkuyordu. Ama masallarda hep siz kazanırdınız, neden şimdi siz onlardan korkar oldunuz dediğimde tekrar şok olduğum bir cevap aldım. Onlar yaklaşık 4 yıl önce masalların intikamını almak için darbe yapmış ve yönetimi ele geçirmişlerdi. Evet bir yönetim vardı ve şu an kötülerin elindeydi. Açıkça benden bir şey yapmamı istediler. Çünkü onlar bana iyi davranmıştı ve benim onlarla konuşabileceğimi düşünmüşlerdi. Aslında haklılardı. Bir şeyler yapabilirdim.

Birkaç gün ortamı, yönetimi inceledikten sonra bir plan yapmaya başladım. Öncelikle gidip insani bir şekilde konuşacak, olmazsa B planını uygulayacaktım.

Gün gelmişti. Yönetimin değişeceği gün. B planı için yanıma birkaç donanımlı prens aldıktan sonra saraya doğru yola çıktık. Vardığımızda prenslere dışarıda durmalarını, eğer bir terslik olursa B diye bağıracağımı söyledim ve içeri girdim. Tam zamanında gelmiştim. Bütün yönetim üyeleri saraydaydı. Yanlarına gittim ve konuşmaya başladım. Yaklaşık yarım saat sonra hepsi önerimi kabul edecek gibiydiler. Konuşmayı bitirdim ve önerimi sundum: Yönetim değişsin. Sarayda hem iyi yöneticiler hem de kötü yöneticiler olsun. Birbirinizle olan kavga sona ersin. 1 yönetici dışında herkes habul etti. İtiraz eden yöneticiyi ikna etmeye çalışsam da olmadı. Artık sıra B planındaydı. B diye bağırdıktan sonra odayı prensler basmış ve hep birlikte yeni bir darbe yapmıştık.

Onlara yönetimde hak sahibi olma şansı vermiştik ancak onlar kabul etmemişti. Artık şanslarını kaybetmişler ve sadece iyiler yönetimde hak sahibi olmuşlardı. Bütün iyiler ile birlikte bu olayı kutladıktan sonra artık evime dönmem gerektiğini üzülerek belirtmiştim. Herkesle – kötüler dahil- vedalaştıktan sonra beni evime geri yolladılar.

(Visited 130 times, 1 visits today)