Gelecek, Geçmiş ve Şimdi

Gelecek ve geçmiş… Birbirine “şimdi” denen bir kavram ile bağlı iki gizem. Ancak ikisinden en gizemli olanı gelecek, ne de olsa geçmiş hakkında biraz fikrimiz var. Seçimlerimiz geleceğimizi şekillendirir ancak gücünü geçmişimizden alır. Geçmişe dönerek bir seçimi değiştirmek veya gelecekte olacakları bilmenin vereceği gücü düşünebiliyor musunuz? Bu öylesine ucu açık bir şey ki ancak bu konu hakkında tahminlerde bulunabiliriz. İnsanoğlu yalnızca şimdiki zaman hakkında konuşabilir çünkü yalnızca “şimdi”de bir bilinirlik vardır. Peki, geçmiş ve gelecek kavramları hakkında neden hiçbir şey bilmiyoruz?

 

Geçmişe gidip bir olayı değiştirmeyi hayal etmek geleceğe gidip orada bir şeyler gerçekleştirmekten daha kolay yorumlanabilir bir kavram çünkü geçmişte gittiğimiz noktaya kadar gerçekleşen tüm olayları biliyoruz. Örneğin 2020 yılında olsak da 1938 yılında neler olduğunu biliyoruz, aynı şekilde 1939’da olsak da 1938’de neler olduğunu biliyoruz. Ancak geleceğe gitme kavramını incelemek için birkaç kural koymamız gerekir. Öncelikle iki olasılık var: ya sonsuz farklı durumda sonsuz farklı seçenek olacak ya da seçimler ne olursa olsun her zaman aynı olacak ve belli bir zaman çizgisi olacak.

 

İkinci seçeneğin gerçek olması bizim işimize gelir. Bu zaman çizgisi biz gelecekte ne yaparsak yapalım, her zaman aynı olacak çünkü olaylar akışı daha önceden belli. Yani siz marketten çikolata, ekmek ve içecek seçiminden hangisini yapacağınız belli. Markete girmeden önce geleceğe giderek marketten ayrıldığınız noktada her zaman elinizde ekmek olacak.

 

Ancak, eğer belli bir zaman çizgisi olmasaydı, sonsuz bir sayıda olay akışı olsaydı ne olacaktı? Sizin ekmek aldığınız veya çikolata aldığınız zaman dilimleri olacaktı, eve güvenle geri döndüğünüz veya dönerken bir arabanın sizi öldürdüğü zaman dilimleri olacaktı. Geleceğe gitmeye karar verdiğiniz an bu sonsuz zaman dilimlerinden birine girmek zorundasınız, yani tekrar seçim yapmak zorundasınız. İşte burada bir paradoksa giriyoruz.  Geleceğe gitmeye karar verdiğiniz anda yapabileceğiniz sonsuz seçim, sonsuz olanak var. Ve her seçişinizde diğer birinden vaz geçiyorsunuz. Fakat başka bir zaman çizgisinde farklı bir ana gidiyorsunuz, başka dilimde farklı bir ana… Sonsuzu yani sonsuz üssü sonsuz olasılık var, hangi birini inceleyebiliriz ki?

Geçmişe dönme kavramı cevabını veremediğimiz bir soruyla başlıyor: geçmişte ne kadar ilerleyebiliriz, bilmediğimiz noktalara seyahat edebilir miyiz; edebiliyorsak konum anlamında nerede bulacağız kendimizi? Muhtemelen geçmişte gidebildiğimiz en uç nokta Büyük Patlama olurdu (Ki böyle bir şeyin olduğu daha kesin değil.)  Kendimizi hiçlikte bulurduk, insanın hayatta kalamayacağı koşullarda. Bunu önlemek için de hiçbir şey yapamayız. Biz şimdilik bilinmezlikten uzak bir şekilde, neler olduğunu bildiğimiz bir zaman noktasına gidelim: dün ekmek almaya çıkışımız.

 

Bilincimizi sakladığımızı var sayarsak, markete giderken hangi yolu kullandığımızı, kimlerle karşılaştığımızı, neler gördüğümüzü hatırlıyoruz. Ancak, biz bu sefer başka bir yol kullanacağız. İşte bunu yaptığımız anda başka bir zaman çizgisi oluşturmuş olduk. Farklı bir zaman çizgisinde bulunuyoruz artık. Küçücük bir hareketimizle koskocaman yeni bir hayat çizgisi yarattık kendimize. Yolda bizi araba ezebilir, felç kalabiliriz; gittiğimizden daha erken gidersek markete, marketin açılmasını beklemek zorunda kalabiliriz. Bu çok basit örnekte görüldüğü gibi bir ana geri döndüğümüzde zaten sonsuz sayıda olan zaman çizgilerine bir çizgi daha eklemiş oluyoruz. Peki asıl soru, biz yol seçimimizi değiştirdiğimizde gerçekten de yeni bir çizgi mi yarattık yoksa zaten var olan bir zaman çizgisinden devam etmeyi mi seçtik? Bu noktada tekrardan sonu olmayan bir seçim paradoksuna girdik.

 

Geleceğe gitmek ve geçmişe dönmek… Sınırsız seçimlerden sınırsız sayıda seçim yapmak. İki durumda da aslında üçüncü kişi bakışıyla yaşamak istediğimiz zaman çizgisini seçmek. Seçim, seçim ve seçim… Asla ne olacağını bilmeden hareket etmek, her adımını bilinmezliğe atmak demek. Sizce de çok korkunç değil mi sorduğunuz her sorunun sayısız olasılığa yer vermesi? Bence zamanda seyahat etmeyi imkânsız kılan şey de bu bilinmezlik. Başta sorduğum sorunun cevabı işte bu: çünkü hiçbir şekilde hiçbir şey öğrenemiyoruz bu konu hakkında.

 

 

(Visited 35 times, 1 visits today)