Gizemli Yer

Yıllardır sürdürdüğüm bu yolculukta ilk defa yaklaştığımı hissetmiştim. Bu yolculuğa başlayalı yaklaşık iki yıl olmuştu. Dur durak bilmeden yürüdüğüm için çarıklarım yırtılmış, ayaklarımda derin yarıklar oluşmuştu. Güneş derimde kalıcı büyük lekeler bırakmıştı. Bu gencecik yaşımda olduğumdan daha yaşlı görünüyordum.  Bu uzun yolculuk katlandığım tüm acılara değecek miydi ve en önemlisi öyle bir yer gerçekte var mıydı?

Her şey bir akşam handa yemek yerken yanıma gelen adamla başladı. Birden yanıma oturunca şaşırmıştım doğrusu ama sohbeti gayet iyiydi. Bir ay böyle devam etti. Kendisi bir gezginmiş. Bana gittiği yerlerle ilgili çok güzel şeyler anlattı ve ölmeden önce kesinlikle dünyayı gezmem gerektiğini söyledi. Bu konuşmalardan  çok etkilenmiştim doğrusu. Bir gün bana bir haritayla çıkageldi bir efsaneye göre oraya gidebilen birinin hayatı çok güzel oluyormuş dedi ve haritayı bana verdi. Ona neden benimle gelmediğini sorunca da bu yolculuk için fazla yaşlı olduğunu ve vücudunun o kadar güçlü olmadığını söyledi.

Ertesi gün onun verdiği talimatlarla yola koyuldum. Çöl sıcağı bana seraplar göstermeye başlamıştı daha ilk günden ve eğer oraya varmayı bu kadar çok istiyorsam kendime iyi bakmalıydım. İlk gördüğüm hana dinlenmek ve karnımı doyurmak için girdim. Haritamı açıp incelemeye başladım o sırada orta yaşlarda hafif kirli sakallı iyi giyimli bir adam yaklaştı. O haritayı nerden bulduğumu ve değerinden haberimin olup olmadığını sordu. Cevap vermedim.  Adam rahatsız olduğumu anlamış olacak ki özür dileyerek haritayı görmenin heyecanından kendini tanıtmayı unuttuğunu söyledi. Özrü içten geldiği için konuşmayı ben başlattım. Yaklaşık bir saat süren sohbetten sonra benimle gelmek istediğini söyledi. Arkadaştan zarar gelmeyeceğini düşünüp kabul ettim.

İki yıllık süren bu birliktelikte her şey çok iyi gidiyordu. Ancak bir ormana gelmemizle işler değişti. Ben haritaya göre gidip ormanın etrafından dolaşmamız gerektiğini söyledim. O ise kestirme olacağını düşündüğü ormandan gitmekte ısrar etti. Küçük bir tartışmadan sonra yollarımızı ayırmaya karar verdik. O ise birden bana saldırdı. Haritayı ve tüm erzağımızı alıp ormana kaçtı. Bir başıma aç ve susuz kalmıştım. Öleceğimi bilerekten yürümeye devam ettim, sonuçta kaybedecek hiçbir şeyim kalmamıştı.

Bu zorlu yürüyüşe en fazla iki gün devam edebildim. Gözlerimin karardığı anda birisinin beni tuttuğunu hissetmiştim ancak tepki verecek kadar takatim kalmamıştı. Gözlerimi ne kadar süre sonra açtığımı bilmiyorum ama bulunduğum yer adeta cennetti. Buranın yerlileri bana çok iyi bakmıştı ve yaralarım da geçmişti. Demek ki katlandığım tüm acılara değmişti ve böyle bir yer vardı. Sonuçta gitmeye değer yerlerin kestirmesi yoktur.

(Visited 35 times, 1 visits today)