Gördüğüm rüyanın ertesi gün gerçek olacağını bilseydim çok daha önceden hazırlanırdım!

Gördüğüm rüyanın ertesi gün gerçek olacağını bilseydim çok daha önceden hazırlanırdım! Bugün her zamanki gibi normal bir salı sabahıydı, yatağımdan kalkmış ve karanlıklar içinde olan odamın perdelerini aralamıştım. Gözüme ilk defa ışık giriyordu ve bir süreliğine kör olmuştum. İşe kalkıyormuş gibi olsam da aslında ben bir işsizim ve dışarıya çıkma sebebim sadece biraz hava almak ve temel ihtiyaçlarımı karşılamak. Her şey normal gidiyordu. Ta ki uyanmadan önce gördüğüm rüyanın yerde bulduğum boş bir kitap sayfasına işlenmiş olduğunu görene kadar.

Her şey saniyeler içinde oldu ve gözlerimi açtığımda başka bir dünyaya, o dünyanın büyücüleri tarafından çağırıldığımı gördüm. Ne olduğunu anlayamamıştım ve sorular sorup duruyordum ama dillerimiz aynı olmadığından dolayı dediklerimden tek bir kelime bile anlamıyorlardı. Bana, bulunduğum odadan sarayın kralının huzuruna çıkana kadar eşlik ettiler ve orada benim gibi üç kişinin daha olduğunu gördüm ve hepsi de aynı yöntemle bu dünyaya çağırılmışlardı. Onlar birbirleri aralarında konuşurken bende olaya dahil oldum ve konuşmanın ilerleyen safhalarında bu kişilerin benim kinin aksine başka bir evrenden geldiklerini öğrenmiş oldum. Biz konuşmaya devam ederken, kral söz almaya başladı ve hepimiz birden sustuk. Büyücülerin bize yaptığı dil büyüsü sayesinde artık ne hakkında veya neler hakkında konuştuklarını anlayabiliyorduk. Kral bize aynen şunları dedi..
”Sizler bu Dünya’ya bizi yaklaşan felaketten kurtarmak için çağırılan dört seçilmiş kahramansınız! Sizin amacınız bizi ”Regard” ismi ile anılan, oldukça güçlü, tehlikeli ve zeki olan düşmandan korumak! Kraliyet ordusu gereğinden fazla kayıp verdiğinden dolayı sizi buraya çağırmak zorunda kaldık. Üzgünüm ama artık eski hayatınıza dönemezsiniz, yeni hayatlarınız tam olarak burada başlıyor! Buraya çağırıldığınızda size aşılanan gizli güçlerinizi uyandırıp daha da güçlenmeniz gerek. Sizler bizim tek umudumuzsunuz!”

Kral, bu konuşmayı yaptıktan sonra bize sıra sıra yolculuğumuzda daima yanımızda olacak yoldaşları seçmemizi istedi. Kendi ekibime kralın soyuna mensup birkaç üye daha aldıktan sonra şehri keşfetmek için bir tura çıktım. Şehrin her yanında ayrı güzellikler vardı. Ama savaştan dolayı pazarlarda ki fiyatlar tavan yapmıştı ve krallığın ekonomik durumu git gide kötüleşiyordu. Şehir turunu bitirdikten sonra hemen kralın bizim için inşa ettirdiği evlere gittim ve kendi binama yerleştim. Evin konumu çok iyiydi, ihtişamlı bir manzarası vardı ve talim sahalarına çok yakın konumdaydı. Yatağa uzandıktan sonra içimden hayatımın geri kalanının artık bu dünyada geçeceğini tekrarladım.

Ve artık sabah olmuştu. Herkes kendi ekibini toplamış, eğitim alanlarına yola koyulmuştu. Bende hemen arkalarından kendi ”Dünyayı Kurtarma” takımımı peşime takmış geliyordum.

(Visited 24 times, 1 visits today)