Görünmez Kelepçeler

Hiç belirli bir gelenek veya bir fikir, bir düşünceden dolayı kendinizi hayali duvarlarda hapsolmuş gibi hissettiğiniz oldu mu? Ya da kısıtlanmış, üzerinizde sizi sürekli rahatsız eden bir baskı varmış gibi. İnanışlar sizi tutsak mı tutar yoksa özgürlüğünüze mi sebep olur?

Çoğu insanın bir inanış ve bu inanış üzerine bir fikri var. Kanatlarımızın uçmamasını sağlayan ve rahatsız olmamıza rağmen kabullenmemiz gereken bir gerekçe gibi hayatımıza yön veren ve günümüzdeki kuralları oluşturan inanışlar. Kendi oluşturduğunuz ve uzun düşünceler sonucu vardığınız bir sonuç inanışlarınızı hem olumlu hem olumsuz yönden etkileyebilir. Peki sizce sorgulamadan direkt kabul ettiğimiz inanışların sizi özgürleştirme imkanı var mı?

Düşüncem olumsuz yönde, bana kalırsa sizi görünmeyen dört duvara sıkıştıran ve kutunun dışını görmenizi engelleyen bir şey. Kendi potansiyeliniz ile birlikte her şeyinizi kısıtlayıp “Ben bunu yapabilirim.” yerine “Ben bunu yapamam.” demenize sebep oluyor. Hatta sadece bununla kalmayıp geleceğinizi de değiştirmekte büyük bir rol oynuyor inanışlar. Daha olumlu bir gelecek yerine daha negatif bir geleceğe de sahip olmanıza sebep olabilir. Aynı zamanda elbet daha olumlu bir geleceğinizin olmasına da sebep olabilir. Fakat bunu bizim belirlememiz gerek, önceden yazılmış kuralların veya düşüncelerin değil. Ülkemizde bazı inanışlardan dolayı insanların fikir ayrılığına düşüp kötü olayların yaşanabileceğini ve hatta yaşandığını da görebilmekteyiz. Bu hayatımızda ve sosyal medyada da yaşanmakta. Aynı zamanda inanışlar çoğu imkansızı dilememize de sebep olur. Bir şeyin olmayacağını bildiğin halde harekete geçmeden olmasını istemektir aslında. Boşa kürek çekmek gibi. Birde araştırma ve merak duygusunu da köreltir inanışlar. Olduğu gibi kabullenmektir aslında. “Neden böyle değilde şöyle?”, “Neden var?”, “Neden yok?” gibi soruların yok olmasına ve herkes gibi kabullenmemize sebep olur. Bu da düşünce özgürlüğünü ve insanın vizyonunu, olaylara bakış açısını kısıtlar.

Özgür olmak için kanatlara değil, özgür iradeye ihtiyacımız var. Her şeyi olduğu gibi kabullenmeye değil, sorgulamaya ihtiyacımız var. Sonuçta insanı diğer canlılardan ayıran en büyük özelliklerden birisi, “irade”. Herkesin içinde bir sorgulama hevesi vardır. Bunun körelmesine izin vermemeliyiz. Dünyaya dar bir camdan bakıp yargılamak yerine, daha büyük bir camdan daha geniş bir açıyla bakmalıyız olaylara. Görünmez kelepçeleri açabilecek tek bir şey var ve sorgulamak onun anahtarı.

(Visited 38 times, 1 visits today)