Gri Zaman

Gerçek hayatta da süper güçlerimiz var mıdır çizgi filmlerdeki gibi? Uçabildiğimiz, görünmez olabildiğimiz, kim bilir belki de zamanı okuyabildiğimiz… Şu an yoksa bile bir kez olsun hangimiz denemek istemezdik ki? Mesela zamanı okumak. Ait olduğunuz yerin bundan elli sene sonra nasıl bir yer olabileceğini resmetmek? Düşününce bazen bir sonuç bulmak çok zor.

En azından biraz hayal etmeye çalışınca pek de mükemmel şeyler gördüğümü söyleyemem ben. Örneğin, gördüklerim arasında renk yok. Canlı canlı duran pembeli, morlu, sarılı, turunculu çiçekler, yemyeşil meyve veren ağaçlar, mavi bir göl, mai bir gökyüzü göremiyorum mesela. Onun yerine soluk, binbir tonda griler gözüme çarpıyor. Eğer gökyüzü neden mavi değil derseniz oluşan yangınlar sonucu oluşan dumanların renginden, evlerin bacalarından çıkıp, arabaların egzozlarından çıkıp birleşen kirli gazların renginden dolayı diye cevap verebilirdim sizlere. Başka neden renk yok diyecek olursanız eğer, insan yok çünkü. Dışarıda dolaşan, yürüyüş yapan, göl kenarında bisiklet süren, parklarda oturup muhabbet eden, renk renk giyinen insanlar yok artık. Onların yerine de yıldızlara kadar uzanan büyük, ihtişamlı binalarda alışveriş yapan, mesai yapan, okula giden hayatı monotonlaşmış insanlara rastlayabiliriz belki. Gerçi son model robotlardan sonra hala mesai yapabilen insanlar bulabilir miyiz ki?

 

En büyük yaşam merkezlerimize -evlerimize- gelecek olursak ise sanırım onların da ne denli akıllı olduğundan bahsetmeye gerek yok. Muhtemelen o yıldızlara kadar uzanan binaların içindeki grilerle kaplı evlerinize gittiğinizde mükemmel bir şekilde programlanmış ev sisteminiz sizin yerinize her şeyinizi yapmış olacaktır. Evin ısısından sabah içeceğiniz sıcacık kahvenize kadar bütün yapmanız gerekenler sizin için çoktan hazırlanmıştır eminim.

” Geçmişin tehlikelerinden biri köle olmaktı, geleceğinki, robot olmaktır.” der tanınmış bir Alman psikolog. Belki de o da geleceğin son model uçan arabalarından, evlerimizden, gerçekten gökleri delecek derecede yüksek olan gökdelenlerden bahsediyordur. Peki hepsi bir tehlike mi yoksa daha güzel bir gezegende yaşamamızı sağlayacak bir fırsat mı? Benim resmettiğim hayal dünyama göre hepsi birer tehdit gibi gözüküyor gözlerime. Odamızın bir köşesinde sallanmadan duran kar küresindeki gibi duracak zamanlarımız. İçindekiler ancak salladığınız zaman dökülen kar taneleri eşliğinde gerçek bir dünya gibi gözükür. Bence, geleceğe de bu lazım. Biraz renk, biraz ruh, biraz his…

Belki de bu yüzden süper güçlerimiz yoktur bizim. Belki de her şeyi yapabilsek görebilsek bir anlamı kalmayacak, belki korkarak yaşayacağız şimdiki zamanı. Kim bilir belki de her şey tam istediğimiz gibi biz yanılıyoruz. Benimkisi sadece bir tahmin aslında. Ancak biraz düşününce, sanırım süper güçlerin çizgi filmlerde kalması daha iyi olabilir.

(Visited 30 times, 1 visits today)