Güzel Türkçemiz

rrrrrlk2_1_Bugün dünya üzerinde konuşulan dillerin birçoğu, başka dillerle etkileşim halindedir. Özellikle Türkçemizin; zaman bakımından çok eskilere dayanan, zemin bakımından da çok geniş bir coğrafyaya dağılmış olan bir dil olarak, başka dillerden etkilenmesi ve başka dilleri etkilemesi kaçınılmazdır. Ben bu yazımda, özellikle yabancı kelimeleri kullanmayıp, güzel Türkçemizden  ve bunu en iyi şekilde kullananlardan bahsedeceğim.

Bir milletin dilini kurumlar değil, öncelikle halk  koruyabilir. Yani bu iş bize düşüyor. Öncelikle Türkçemize  yabancı kelimelerin karışmasını önlemek için, dilimize çok hakim olmalıyız. Yani yabancı kelimeleri kullanmamaya önce kendimizden başlamalıyız. Maalesef insanlarımızda yabancı kelime hayranlığı baş göstermiş; bırakın iş yeri isimlerini doğan çocuklarına bile yabancı isimleri koymaktadırlar. Yakın çevremde  bile bu isimleri kullanan birçok tanıdığım bulunmaktadır. Doğal olarak bilinçlenmeye anne ve babalarımızın da ihtiyacı var. Günlük hayatımızda da insanlar diyaloglarında yabancı kelimeleri çok fazla kullanmaktadırlar. Bu da Türkçenin  yozlaşmasına ve yeteri miktarda değerinin bilinmemesine yol açmaktadır. Bizler de tabi ki,  günlük hayatımızda bu sözcük karışıklığına  engel olmalıyız. Nasıl mı? Kendi aramızdaki konuşmalarda tabi. Bunların yanı sıra; en büyük görev toplumun büyük bir kısmına hitap eden yazarlarımıza ve sunucularımıza düşmektedir. Eserleriyle toplumun geneline hitap etmektedirler. Unutmamalıyız ki,  koruyamadığımız bir dil, bir gün,  bizim olmaktan çıkarsa; bizde biz olmaktan çıkarız ve  o zaman da aklımızın, hayallerimizin ve bilincimizin olduğunu kimseye inandıramayız çünkü, bunları anlatacak dilimiz yoktur.

Dilimizde ki yozlaşma çoktan başlamış durumdadır. Bilimsel verilere göre günlük konuşmada kullanılan 300 kelimenin 50’si yabancı kelimelerden oluşmaktadır. Daha gerilere gidecek olursak; Türklerin İslamiyet’i   benimsemesinden sonra da özellikle Arapça ve Farsça sözcüklerin dilimizi çok yoğun bir etki altına aldığını görmekteyiz. “Namaz”, “abdest”, ve “oruç” gibi sözcükler Farsça kökenlidir. Bu iki dilden sonra ise en çok etkileyen yabancı diller Rusça ve Fransızca olmuştur. Söz  gelimi “büfe” , “kürdan”, “bagaj”, “konserve” gibi sözcükler Fransızcadan alıntı sözcüklerdir. Türkler ayrıca tüm dünyada,  askerlik sistemini değiştirecek  bir orduya sahip oldukları için, dünya dillerin de bizim  ordu terimleri kullanılmıştır. Böylece sadece etkilenen taraf değil etkileyen tarafta olmuşuz.  Örneğin  Türkçedeki balık adlarının birçoğu Rumcadır. “Kefal, palamut, barbunya, levrek, çinekop, istavrit, uskumru, orkinos, istiridye, kerevit, lüfer, sardalya, çipura, barbunya” gibi sözcüklerin tümü, Rumcadan ödünç alınmış  sözcüklerdir. Kısaca yediğimiz tüm bu balıklar bizim coğrafyamızda bulunmasına rağmen başka isimlerle anılmaktadır. Mağaza isimleri, lokantalar ve her türlü ticari işletmede yine yabancı kökenli sözcükleri sıkça kullanılmaktadır. Halbuki yemek kültürümüz öylesine gelişmiştir  ki, bence lokantalar isimlerini Türk kültürünü yaşatacak şekilde koymalıdırlar.

Yabancı kelimelerden etkilenme ayrıca; Türkçenin dil bilgisi kurallarını da  zorlamaya başlamıştır. Son zamanlarda Türkçe veya Türkçeleşmiş adları, işyerlerinde gelenekselleşmiş Türk  imlası yerine, yabancı imlasıyla yazma eğilimi de yaygınlaşmaya başlamıştır. Laila, Efendy, Hotel Taxim gibi. Bu konuda önlemler alınmaya başlanmış  olup  Türkçemizi temiz ve güzel kullananlara ödüllerin veriliyor olması da sevindirici bir olaydır. Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumu bu konuda ev sahipliği yapmaktadır. Türkçeyi  çok güzel konuşan TRT spikeri olan Zafer Kiraz’a;  oyun yazarlığında ise Mustafa Nogay Kesim’ e  ödülleri verilmiştir. Ayrıca Anadolu Liseleri arasında yapılan yarışmalarla da en güzel Türkçeyi  konuşan oyunlar da  seçilmektedir. Bizler de okullarımızda bu tip etkinlikler düzenleyip, bu konuda kendimizi ilerletebiliriz. Türkçe olan kelimeleri kullanarak çeşitli yarışmalar düzenleyebiliriz. Böylece öz Türkçemiz için üstümüze düşeni yapmış oluruz. Eğitim hayatımız boyunca ve sonraki iş yaşantımızda bunun faydalarını görürüz.

KAYNAKLAR:

çokbilgi.com

www.okuladestek.com

 

 

 

(Visited 910 times, 4 visits today)