Havakürede Tarih

Küresel İklim değişikliği; sanayileşme, ormanlık alanların azalması ve fosil yakıtların yakılması gibi insan etkisiyle atmosfere salınan sera gazıyla ozon tabakasının incelerek karbondioksit oranının yükselmesine ve hava sıcaklarının artmasına yol açar. 2018’de yayınlanan bir raporda son 100 senede dünyanın ortalama sıcaklığının yaklaşık olarak 1 derece arttığı belirtilmiştir. Fakat bu 1 derecenin ½’si son 30 senenin sıcaklık artışıdır. Bilim insanları şimdiden 2030 yılına kadar yarım derece daha artacağını ön görüyor, bu yarım derece için önlem alınmazsa yaşadığımız bu gezegen giderek ısınacak.

Uzayda koloni kurmak için ilk önce uzaydaki ortamı anlamak gereklidir diye düşünüyorum. Dünyayı ne kadar iyi biliyorsak koloni kuracağımız gezegeni de o kadar iyi bilmek gereklidir. Bize en yakın olan gezegenlerden ve yaşam formumuz için en uygun olan Mars’ı örnek vermek istiyorum. Soğuk havasıyla, şiddetli rüzgarlarıyla elbette Dünya’daki rahatlığı bulamayacağız, fakat Dünya gittikçe ısınıyor ve bu sebeple doğa olayları şiddetlenecek, kıtlık olacak, su kaynakları bitecektir. Biz insanların zihinsel olarak her duruma alışabilir fakat bedensel olarak sınırlarımız vardır. Mars’ın bu kadar soğuk olması ve atmosferinin ince olması biz insanları zor bir duruma sokacaktır. Dünya bu nedenle biz insanlar ve diğer canlılar için bir cennettir, ama dediğim gibi eğer en kısa zamanda önlem almazsak cennetimizi elimizden kaybedeceğiz. Biz insanların önlem aldığı kadar devletlerin de önlem alması gereklidir, özellikle Çin ve Amerika gibi büyük devletlerin önlem alması büyük önem taşır.

Yakın zamanda Mars’ta hayat olup olmadığı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Böyle bir olasılığı düşünürsek yakın gelecekte Mars’ı, biz insanların yaşayabileceği konfora ve imkânları sağlayacak bir hale getirecektir. Bunu söylemek her ne kadar kolay olsa da havaküreden Mars’ın yüzeyine kadar bizleri zorlu bir yolculuk bekleyecektir. 1490’larda Amerika’nın keşfinden sonra hiç bilinmeyen o topraklara, Avrupa’dan akın akın insanlar göç etmiş ve oralara yerleşerek o bilinmeyen toprakları yurt edinmişlerdir. Mars’ a gidip orada koloniler kurmayı  bu durumdan çok farklı görmüyorum, çünkü günümüzdeki imkanlar (teknoloji gibi) ve bilimin ışığında gelişecek bilgiler Mars’ta koloni kurmaya imkân kılacaktır.

Evet elimizdeki imkânlar belki Mars’a yerleşmemize imkân tanıyabilir, fakat dünyayı eski haline getirmemize imkân sağlayamaz. Bence bunun en önemli sebebi dünyadaki hızlı nüfus artışıdır. İnsan sayısı arttıkça kaynaklar tükeniyor, ormanlık alanlar yok edilip binalar yapılıyor, sanayileşme günden güne artıyor ve bunun gibi daha birçok etken küresel iklim krizini daha kötü bir hale getiriyor. Yani Neil deGrasse Tyson’ın bu sözüne katılmıyorum. Yukarıdaki verdiğim örnekte de 15. Yüzyıldan itibaren Avrupa’dan yeni kıtaya göçlerin olmasından bahsetmiştim ve bu yeni kıtaya göçlerin başlaması Avrupa’nın nüfusunun dengelendiğini, buna bağlı olarak da daha yaşanılabilir bir hale gelmesini sağlamıştır.

Kanımca, Mars’ta kurulacak kolonilerle birlikte dünya nüfusunun eksileceğini ve bu sayede dünyadaki iklim krizi gibi sorunların azalacağını ve zamanla yok olacağını düşünüyorum. Zamanla yok olmasa da nüfusun azalması belki her iki gezegen için de iyi olabilir. Yani fikrime göre uzayda koloni kurmak ne pahasına olsun daha mantıklıdır.

(Visited 10 times, 1 visits today)