Hayatımı Değiştiren Tesadüf

Sabahın ilk ışıkları küçük odamın camına vururken huzursuz uykumdan uyandım. Uykulu gözlerle kardeşlerimin kahvaltısını hazırladım ve onları uyandırdım. Annem ve babam bizi terk ettiği günden beri üç küçük kardeşime ben bakıyorum. Dört kişilik bu evi geçindirmeye çalışırken üniversiteyi yarıda bırakıp hayatımızı devam ettirmek için kısa süreli işlerde çalışmaya başlamıştım. Ama küçüklükten beri hayalim olan oyunculuktan asla vazgeçemiyordum. Zaten küçük köyümüzden bu büyük şehre de seçmelere katılıp oyunculuk kariyerimi ilerletmek için gelmiştim.

Düşüncelerimi bir kenara bırakıp  kardeşlerimi okul için hazırlamaya başladım. Kıyafetlerini giydirdikten sonra onları okul servisine bindirdim. Ben de apar topar kendi işime yetişmek için evden çıktım. Küçük bir kafede garson olarak çalışıyordum. Otobüse yetişmek için koşarken bir anda kendimi yerde buldum. Kafamı yukarı kaldırdığımda takım elbiseli bir adamın tepemde dikildiğini gördüm. Olayın şokunu atlatır atlatmaz üzerime dökülen kahveyi fark ettim ve bir anda tiz bir çığlık attım. Termosumdaki bütün kahve üzerime dökülmüştü. Adam mahcup bir şekilde arka arkaya özürler sıralamaya başladı. Mahcup bir ses tonuyla konuşmaya başladı:

” Hanımefendi, gerçekten çok özür dilerim. Yanlışlıkla oldu. İzin verin kendimi size affettireyim.”
“Beyefendi gerçekten önemli değil. Lütfen, zaten işime geç kaldım. Bir an önce gitmem lazım.”
”Her tesadüfün bir sebebi vardır demek ki. Size bir iş teklifim var, bu sayede hem kendimi size affettirmiş olurum hem de size yepyeni bir iş sağlamış olurum.”

 

”Gerçekten hiç gerek yok, ben artık yoluma devam edeyim.”
”Peki o zaman ben size kartımı vereyim fikrinizi değiştirirseniz yarın öğlene kadar ofisimde sizi bekliyor olacağım.
Kartı alıp cebime attım ve koşarak durağa yöneldim.  Kafenin müdürüne olanları anlattım. Gün boyu çalıştıktan sonra eve dönmek üzere otobüse bindim. Yağmur damlaları camdan kayarken bu sabah yaşananlar aklıma geldi ve merakla kartı cebinden çıkardım.
İlk başta okuduklarıma inanamadım ve tekrar okudum. Bu sabah çarpıştığım adam bir oyunculuk ajansının genel müdürüydü ve bana bir iş teklif etmişti. Hayallerimin işini yapma şansı ellerimdeydi, yıllardır çektiğimiz bu zorluklar sona erebilirdi.
Aklımdan bu düşünceler geçerken dalgın bir şekilde otobüsten indim kardeşlerimi okul servisinden alıp eve götürdüm. Akşam rutin işlerimi hallettikten sonra yorgun bir şekilde yatağa yattım. Yarın seçmelere gitmeye karar verdim.
Sabah uyandığımda hiç mutlu olmadığım bir sürprizle karşılaştım. En küçük kardeşim grip olmuştu ve onu acilen doktora götürmem gerekiyordu. Diğerlerini okul servisine bindirip aceleyle kardeşimi doktora götürdüm. Hastaneden çıktığımızda çoktan öğlen olmuştu, kardeşimi eve bıraktım ve umutsuzca kartta yazan adrese gitmek üzere yola koyuldum.
Kapının önünde uzun bir sıra vardı ama bir şekilde sırayı ve güvenlik görevlilerini aşıp içeri girdim. İşte o an salon sessizliğe büründü, bütün bakışlar üzerimdeydi.  Göz ucuyla kartta yazan isme baktım.
“Berkay Beyle görüşmemiz vardı.”
Birkaç saniye sessizlikten sonra arkamda tanıdık bir ses duydum.
“Kararını değiştirmişsin.”
Alelacele yaptığımız küçük toplantıda seçmelerin gidişatı hakkında bilgi aldım ve aniden yarım saat sonra başlayacak olan seçmelere katılacağımı öğrendim.
Yarım saat boyunca kendi kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Hayallerim gerçek olabilirdi ama her şeyi mahvedip eski hayatıma da geri dönebilirdim.
Seçmelerden çıktığımda içeride nasıl olduğuma dair hiçbir fikrim yoktu. Çıkışta Berkay yanıma geldi:” Çok iyiydin. Herkes senden çok hoşlandı.” dedi.
“Emin değilim. Umarım söylediğin kadar iyi geçmiştir.”
Eve döndüm. O gece heyecandan uyuyamadım. Sabah kahvaltıyı hazırlarken telefonun sesiyle irkildim. Arayan Berkay’dı.
”Tebrikler! Başrol için sen seçildin.”
O dakikadan itibaren hayatımın daha iyiye gideceğinden emindim.

(Visited 43 times, 1 visits today)