Hayatımın Dönüm Noktası

Sıradan bir yaz gününe uyanmıştım, hayatım monoton olmuştu ve bu monotonluğun içinde kaybetmiştim kendimi. Ama bu sabah aniden uyandım ve çok heyecanlıydım çünkü yaptığımız başvurunun kabul olup olmadığını öğrenecektik. Bu heyecan hissi beni mutlu ediyordu ve mutlu ettiği kadar da meraklandırıyordu. Ne yapacağımı şaşırmaya başlamıştım. Bu heyecan ufak tefek işlerimi unutmama sebep oluyordu ama umursamıyordum.

Telefonun başında bekliyordum sürekli. Beklerken Kaan’a sürekli mesaj atıyordum.Telefonu bıraktığımda Kaan aradı ve sesi çok heyecanlıymış gibi geliyordu. Uzun süredir beklediğimiz başvurunun sonucunun olumlu olduğunu söyledi, “Aftermath Entertainment” denilen bir müzik şirketi bizimle görüşmek istiyordu. Önceki kayıtlarımız ile yeni stüdyo kayıtlarımızı alıp şirketin ayarladığı uçaklara bindik ve Amerika’ya yolculuğumuz başlamıştı. Mutluluğumuz yüzümüzden hemen anlaşılıyordu ama aynı zamanda korkuyorduk çünkü görüşmenin kötü gitme olasılığı da vardı. Ama biz bu olasılıkları görmüyorduk. Eğer görüşme iyi biterse ve kayıt yaptırırsak yaşayacağımız hayatı düşünüyorduk. Uçak birkaç saat sonra Los Angeles Havalimanına iniş yaptı ve dışarıda bizi alması için gönderilen bir limuzin bekliyordu. Aynı anda birbirimize baktık ve çok şaşırdık.Acele edip arabaya bindik ve şoför bizi müzik şirketinin girişine kadar götürdü. Arabadan İndik ve görüşmek için bizi bir adam “Görüşme Odası” adlı büyük bir salona doğru yöneltti. Girdiğimizde şirketin sahibi ve birkaç sanatçı bizi bekliyordu. El sıkıştıktan sonra birkaç soru sordular, en son sordukları “Müziği ne için yapıyorsunuz?” sorusu bizi birkaç saniye düşündürdü ve ben birden “Para için” dedim. “Bir işe sahip değilim ve ben bu müzik olayını bir iş olarak yapmak istiyorum.” dedikten sonra Kaan beni dürttü. İşte o an salon sessizliğe büründü, bütün bakışlar üzerimdeydi. Şirketin sanatçılarından biri “Sanat için yapmıyor musunuz?” diye sordu ve bende “Sanatı bir işe çevirip ciddi olarak yapmak istiyorum aynı zamanda severek yapacağım bir iş olacaktır.” dedim ve “bir şeyi yaparken sevmek çok önemli” diye ekledim. Şirket sahiplerinden biri gülümsedi ve “Mantıklı bir düşünce” dedi. Aralarında birkaç dakika konuştuklarından sonra şirketin sahibi ayağa kalktı, elini uzattı ve “Bu gemide yolcumuz olmanızdan mutluluk duyarız.” dediği an mutluluktan adeta uçuyorduk. Şirketin sahibinin elini havada bırakmayıp hemen bende elimi uzattım ve el sıkıştık. Kayıt yaptırırken ellerimiz titriyordu ve birbirimize bakıp gülüyorduk. Kayıtı yaptırdıktan sonra hemen stüdyoya yöneldik ve birkaç şarkı hazırladık ve her gün stüdyoda çalışıyorduk ve çalışmayı hiç bırakmadık. Birkaç ay sonra ünlü sanatçılarla beraber şarkılarımız her yerde çalıyordu.

Günler geçti, bazen düşüşe geçtik bazende en yüksekte biz vardık. Birkaç yıl sonra kendi şirketimiz kurduk ve sadece müzisyen olmakla kalmadık. Artık başarmıştık, hem hayallerimize kavuşmuştuk hem de ailemizin gururu olmuştuk. O gün, geride bıraktığım monoton hayatın bitiş noktasıydı. O günden sonrası artık bizim hayatımızın yeni bir bölümüydü.

(Visited 45 times, 1 visits today)