HAYATIMIZDAKİ GİZLİ KATİLLER

GDO üreticileri günümüzde yaşanan açlık problemlerine, Genetiği Değiştirilmiş Gıdaların faydalı olacağını düşünüyor. Onlara göre tüm dünyadaki tarım verimliliği düştüğü için GDO’lu gıdaların buna kolaylıkla çözüm bulabileceklerini düşünüyorlar. Öncelikle GDO’nun ne olduğuyla başlayalım.

GDO, yani Genetiği Değiştirilmiş Organizma, dışardan müdahalelerle kullanılan organizmanın içine başka bir canlılardan alınmış gen ekleyerek yeni bir ürün yaratma işlemidir. Bunun amacı  soğuğa veya sıcağa daha dayanıklı ve daha uzun ömürlü organizmalar yaratmaktır. Fakat GDO’nun bir sürü bilinmeyen yan etkileri ve zararları mevcut. Araştırmalar doğrultusunda GDO ile beslenen canlılarda, bir kaç nesil sonrasında kısırlaşma görülüyor. Veya doğal tavuklara antibiyotik vererek kısa sürede hızlı büyüme ve büyük görünüme ulaşılması isteneniyor ve bunlar, zeka geriliği, vücut gelişiminde gerileme ve obezite gibi insanda büyük çaplı sorunlara yol açıyor. Yani o marketten aldığınız tavuklar “42 günlük” civcivlerden farksız. Bir tek tavuk değil meyvelerde sebzelerde artık sıkça karşılaşmanız da mümkün. Ama en çok da paketli ürünlerde bolca bulunuyor. Çikolata, gofret, meyve suları şekerli bir çok gıdanın içine konmuş o kadar çok katkılı gıda var ki insan duyunca inanma istemiyor. Yani buna benzer şeyler alırken içerisinde, mısır şurubu, mısır nişastası, sitrik asit, fruktoz, soya unu, margarin, bitkisel yağ gibi şeylerin olmamasına dikkat ederek  almanızı tavsiye edelim.

Böyle bir işlemi tüm dünyaya hala yaymaya devam eden GDO üreticileri bir de açlık sorununu bu gıdalarla çözebileceklerini düşünüyor. Sorun şu ki elimizde olan tarım kapasitesine bakarsak  insan nüfusunun açlık sorununa yetecek durumda. Hatta pek çok gıdalar ortalama dünya gıda yeterliliğinin de üstünde bulunuyor yani asıl sorun gıda miktarının yetersizliğinde değil, gelir dağılımının adil olmayışından kaynaklanıyor. Öyle ki bu konuda Türkiye’ye bakacak olursak, tarım için elverişli bir sürü alan var ama tek sıkıntı sulanamıyor olması. Ancak sulama için yapılan yatırımlar aynı bu hızda devam ederse, Türkiye’de bu alanların tamamının sulanması yaklaşık 90 yılı alabileceği söylenmekte ki bu oldukça uzun bir süre. Şimdi gelelim asıl konumuza,

GDO ile açlık çekenlerin sayısını artırmak istemelerinin sebebi anlayacağımız üzere tarım eksikliğinden değil, o insanların varlıklarını azaltmak için çünkü istense herkese yetecek kadar tarım tüm dünyada mevcut. Bir tek aç olanlarda değil maalesef şu anda tüm dünyada bu ürünlerin satılmasıyla zaten asıl amaçlanan yöne doğru gidiyorlar. Genetik yapısı bozulmaya başlamış bir insanın bu dünyaya vereceği bir faydası olamaz ve uzun vadede bir çok hastalık sebebiyle de soyu devam etmez. Oluşturmak istedikleri körelmiş bir beyin ve itaatkar bir toplum.  Yani bu olaya başından beri karşıyım ve bence başta ülke yöneticileri olmak üzere tüm insanların bu yaptırımları desteklememesi gerekiyor. Tabii ki eğer asıl istedikleri bu değilse…

 

gdo ile ilgili görsel sonucu

(Visited 23 times, 1 visits today)