Hayatın Sürprizi

     Benim için hayat zaten en başından beri zordu,  çocukluk yıllarım hala unutamadığım o kahverengi duvarlar arasında geçti. Ben çocuk yurdunda büyümüştüm. Annem ve babam beni buraya , ben doğar doğmaz bırakmışlar ama neden bıraktıkları hakkında bir fikrim yok . Aslında umurumda da değil , beni istemeyen insanları merak edecek değilim. 10 yaşıma kadar burada kalmıştım,  burası benim evimdi. Burada hayat çok zor geçiyordu. Yaşıtlarımıza göre  geri kalmamamız için eğitimimize çok önem veriyorlardı. Bizi her yönle geliştirmeye çalışıyorlardı,  emekleri gerçekten büyüktü. Ama burası farklıydı, çok farklı … Hayatımda bazı şeyler eksikti mesela sabah olduğu zaman  adeta kulaklarımızı sağır edecek bir zille uyanıyorduk. Başka çocuklar annelerinin o güzel sesiyle uyanırken bizim bu çektiğimiz adaletsizlik değildir de nedir ? Aile sevgisini hiç yaşamamıştım. Ancak bu hissi   okuduğum kitaplardan bir nebze hissedebiliyordum. Okudukça yeni şeyler öğreniyordum . Örneğin: Anne ve babanın bir çocuk için ne kadar önemli olduğu , aile içinde olan sevgi bağının kimse tarafından yıkılamayacağı gibi. Ama okudukça da  sinirleniyor ve kıskanıyordum çünkü ben hiç böyle şeyler hissetmemiştim.

yetimhane ile ilgili görsel sonucu

    Burada benim gibi birçok kişi vardı. Kimileri benim gibi aileleri tarafından getirilmiş ya da ailesini  bir kazada kaybedince başka kimsesi olmadığı için buraya getirilmiş. Burada herkesin  bir hikayesi var,  konu ise : ayrılık.  Hepimiz mutlu olmayı,  ailemizle olmayı hak ediyoruz. Buradaki arkadaşlıklar gerçekten çok farklı. Birbirimize çok güzel destek çıkıyoruz .Kendimizi bir aile gibi görüyoruz ve bu da bir nebze bile olsa bizi rahatlatıyor ve sevindiriyor. Yurt için en önemi gün olan pazartesi günü gelmişti. Bugünün diğerlerinden farkı ise bazı çiftlerin çocuğu olmuyordu o yüzden buraya gelip evlatlık edinmek için çocuklara bakıyorlardı. O günün benim hayatımı değiştirebilecek bir gün olacağı aklımın ucundan bile geçmezdi. Gelen aile evlatlık olarak beni seçmişlerdi. Yurt için bizim ne düşündüğümüz pek önemli değildir. Eğer bir aile bizi istiyorsa gereken şeyler hemen yapılır. O gün bu  yurttan ayrılacağım için çok mutluydum . Sonunda buradan kurtuluyordum ama aynı zamanda endişeliydim  de çünkü nasıl bir yere gideceğimi bilmiyordum. Arkadaşlarımla vedalaşmak en zor kısmıydı zaten , hepsine teker teker sarıldım. Beni alan çiftin adları Eda- Yavuz  Hayat idi.

Ä°lgili resim

    Onlarla yaşamak önceleri  tuhaf gelse de  sonradan alıştım. Yeni annem ve babam beni çok seviyorlardı ve daha önceki kitaplarda okuduğum aile sevgisini bulmuştum. Mutluydum , kendime ait bir odam , bir sürü eşyam vardı. Artık onlara da annecim ve babacım şeklinde seslenmeye başlamıştım . Onları gerçek annem ve babamın yerine koyuyordum. Sanki küçüklüğümden beri bu ailenin bir parçası  gibiydim. Böyle düşündüğümde kendimi şanssız biri olarak tanımlamıyordum. Mutluydum, mutluluğu tadıyordum hem de her dakikasını, sanki bundan önceki hayatımdaki mutsuz şeylerden öç alır gibi. Annem ve babam beni okula yazdırdılar. Okul çok büyüktü kocaman bir bahçesi vardı. Okuluma mayıs ayında başladım, birçok  arkadaş edindim. Piyanoya ve dansa başladım. Müziğe karşı  büyük bir ilgim vardı. Geçmiş günlerimi unutmuştum. Bu anları doyasıya yaşıyordum. Eve geldiğimde annemle babama okulda yaptıklarımı anlatıyor,  bazı günler de  arkadaşlarımı bizim eve çağırıp birlikte oyun oynuyorduk. Çocukluğum olması gerektiği gibiydi,  aynen yurttayken özendiğim hayatı yaşıyordum.

Ä°lgili resim  okul ve arkadaşlarla iletişim ile ilgili görsel sonucu

     Okulumda çok mutlu ve başarılı olmuştum.  Bir gün sınıfta arkadaşlarımla konuşurken  bir anda  bir kız sınıfımıza girdi. Öğretmenimiz onu bizimle tanıştırdı adı Selinmiş,  onun ismini duyduğumda benimkiyle kafiyeli olduğunu düşündüm – Selin , Pelin- .  Onu da oyunumuza katarak dışarıda tüm arkadaşlarımla beraber oynadık. Selinle çok iyi anlaşıyorduk hatta en  yakın arkadaşım diyebilirdim. Birbirimizin evine sıkça gidiyorduk. Bir akşam telefonumu aldım ve yazmaya başladım . Selin aslında ben evlatlık bir çocuğum . Benim gerçek ailem beni çok küçükken yurda bırakmışlar işte büyük sırrım bu. Sırrımı bilen tek kişisin artık. Mesajı göndermek için kişi listemden onun adını seçecektim ki bir anda gözlerim masanın üstünde duran kağıda takıldı. Masanın yanına gittim .Normalde bugün hocam bana anneme imzalatmam için birkaç belge vermişti ama başka bir kağıtta benim masamda duruyordu. Kağıdı aldım ve  okumaya başladım. Selinle  ilgiliydi. İlk başta ne olduğunu anlayamamıştım ama okudukça yüzümde bir şaşkınlık ifadesi belirdi. Kağıttaki bilgilere göre Selinle ben kardeştik.

(Visited 310 times, 1 visits today)