Herşeye Rağmen

Bir gün annemin bana seslenmesi ile uyandım. Hemen kalkarak elimiz yüzümü yıkamak için odamdan çıkacakken masamın üstündeki boya kalemlerim gözüme takıldı. Tabi o zamanlar 5-6 yaşındaydım. Renkli şeyler dikkatimi çekerdi. İşte her şey o zaman başladı.

Boya kalemlerim ile boyamaya başladım. Annemin iki üç defa çağırmasına kulak asmadım. Boyama yaparken bir şey farkettim yanlışlıkla duvarı ve masamı boyamıştım. Tam duvarı sildiğimi düşünürken duvarı daha da berbat ettiğimi anladım.  Annem yine seslendi, mutfağa giderken Annemin en sevdiği vazosuna elim çarptı ve yere düşerek kırıldı. Çok üzülmüştüm. Kahvaltımızı yaptıktan sonra yukarı çıktım. Odama gidip temiz bir bez ve yapıştırıcı aldım.  Temiz be ile duvarımı sildim, yapıştırıcı ile de vazonun kırılan parçalarını yapıştırmaya başladım. Duvar eskisinden daha da kötü durumdaydı, vazonun parçalarını ise düzgün yapıştıramadım. Üzülmüştüm, yatağıma çıkıp biraz zıplamak istedim. Zıplarken yastıklarım dan birisinin kenar ipi çözülmüş ve içindeki tüm dolgu pamukları odamın her yerine zıplamam ile beraber saçılmıştı.

Anneme bu olanları söylemekten başka çarem yoktu.Gidip anneme söyledim. Annem hiç kızmadı. “Nemli değil kızım” dedi.  Annemin getirdiği deterjanlar ile birlikte önce duvarı sildik. Vazonun kırılan parçalarını tekrar yapıştırdık. Daha sonra odamın her yerine saçılan dolgu pamuklarını toplayarak yastığın içine doldurduk ve annem bir daha yastığımı dikerek odamı temizledik. İşlerimizi bitirdikten sonra annem bana şöyle dedi “önemli değil kızım, her çocuk senin gibi duvarı boyayıp, vazoyu kırıp, yastığı yırtamaz. Sen özelsin”. İşte o zaman anladım ki hayattaki en güzel şey “tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen, sizin muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olmasıdır. ”

 

 

(Visited 41 times, 1 visits today)