İki Tür Zaman Yolculuğu

  Bildiğiniz gibi gündelik deneyimlerimize göre olayların hepsi tek yönlü gerçekleşir ve geri döndürülemezler. Mesela herhangi bir şeyi yere düşürüp kırdığınızda parçalara ayrılır ve geçmişe dönüp bunu düzeltemezsiniz ya da o kırılan nesneyi o durumdan kurtaramazsınız. Yine de insanlar illa hayatlarının belli bir döneminde yaptığı hatalardan dolayı ya da yapmaktan korktuğu hatalardan dolayı geçmişte geriye gitmek veya geleceği görebilmeyi dilerler. Bunu ben de istedim, siz de istemişsinizdir. Aslında ben ikisini de istemezdim galiba sonuçta beni şu an ben yapan geçmişteki hatalarım, davranışlarım, düşüncelerim ve yaptıklarım değil mi ? Bence öyle. Peki neden herkes ‘’Zamanda yolculuk’’ yapmak istiyor ? Zamanda yolculuk hemen hemen herkese ilginç geliyor; çünkü anı yaşayıp farkında olmak ve şu anda ne yaptığımıza dikkat etmek yerine, geçmişle geleceği düşlemeyi daha çekici buluyoruz. Bir de yaptığımız hataları düzeltmek ve kendimize göre daha iyi bir hayat yaşamak için geçmişe gitmeyi hayal ediyoruz.

  Zaten gelecekte daha doğru davranmamız için geçmişte birtakım hatalar yapmamız ve onların doğurduğu sonuçlara göre geleceğimizi şekillendiriyor olabilmemiz gerekiyor. Eğer o zamanki hatalarım olmasa belki şimdiki zamanda bu sorunlar daha da ağır gelebilirdi. Ama eğer çok daha büyük yanlışlarımız varsa yani eğer büyük keşkeler hakkında konuşuyorsak işte o zaman geçmişe gidip düzeltmek istememiz çok normal olacaktır ve sağlam bir geçmişle sağlam bir gelecek yakalanabilir. Tabi ki bugünün şartlarında böyle bir şey hiçbir şekilde mümkün olmadığı için ‘’keşke’’ demek yerine ‘’iyi ki’’ demeyi öğrenmemiz ve en önemlisi uygulamaya geçmemiz gerekiyor. Yoksa oldukça zorlanırız ve geçmişteki hatalarımıza bağlı yaşamaya çalışmak çok daha zor olacaktır. Geçmişe dönmek mümkün değildir sadece geçmişi gözlemlemek mümkündür. Geleceği görmeyi istemek konusunda ise şöyle düşünüyorum, yani bence geleceği görürsek hayatın anlamı ve heyecanı kaçar o zaman da hayatın tadını alamayız. Bazı önemli olayların mesela sınav sonucu beklemek, yarışma sonucu beklemek gibi olayların sonucunu beklemek de aslında hayatımıza bir bakımdan heyecan katar. Ama geleceği görebilirsek hiçbir şeyin tadını alamayız ve hayatın asıl zevkine varamayız, zevki tatmadan hayatımız hiçbir şeye benzemeden öylece avuçlarımızın arasından kayıp gider. Ayrıca zaten herkes anılarıyla geçmişe, hayalleriyle geleceğe gidiyor. Bunu zamanda yolculuk gibi düşünebiliriz.

  Sonuç olarak bence geleceği görmek de geçmişe gitmekte de anlamsız. Çünkü geçmişe dönmek de imkansız geleceği görmekte ve ne de olsa geçmişi veya geleceği düşünmek bugünü tam anlamıyla yaşamamızı engeller ve mümkün olması imkansız olan şeylerle kendimizi oyalayıp vaktimizi bununla doldurmak yerine hayatı eskiden yaşadıklarımızla ve gelecekte yaşayacaklarımızla kabul edip o şekilde eğlenmemiz gerekir.

  

(Visited 18 times, 1 visits today)