İkinci Bir Şans

Bundan tam on yıl önce başladı arkadaşlığımız,  lisedeydik o zamanlar. Hani derler ya insanın lise hayatı bir başkadır, hayatındaki en güzel dönemdir diye ama  benimki hiç de öyle değildi. Geçmişe baktığımda sadece yaşadığım acıları,  yatağıma uzanıp saatlerce ağladığım günleri hatırlıyorum. Annem ve babam ben liseye başladığım zaman ayrılmışlardı. Bu benim için o kadar da  büyük bir  sorun değildi. Böyle şeylerde tabii ki çocuklar üzülür -aynı benim üzüldüğüm gibi – ama beni asıl yıpratan şeyse onların ayrılma sürecinde yaşadığımız olaylardı. Babam, annemle birlikteyken hayatında başka bir kadın  varmış. Babamın söylediğine göre bu bir ay kadar sürmüş.  Bir pazar günü annemle ben sinemaya gitmek için evden dışarı çıkmıştık. Eve geri döneceğimiz zaman annem benim eve gitmemi,  kendisinin bir yere uğraması gerektiğini söyledi. Belki o gün eve erken gitmesem babamın başka biriyle olduğunu öğrenemezdim.  Kapıyı açtığımda ev sessizdi, mutfağa doğru yöneldiğimde onların sesi geliyordu. Babam ve o kadın birlikte yemek yiyorlardı. Birbirlerine gülümsüyorlar ve babam o kadının elini tutuyordu. O andan itibaren birçok şeyin değişeceğine dair içimde bir his belirmişti.

yalnızlık ile ilgili görsel sonucu

Beni gördükleri zaman babamın gözleri kocaman oldu ve hemen açıklama yapmak için ağzını açıyordu ki hemen vazgeçti. Zaten neyi açıklayabilirdi ki her şey ortadaydı. Babamın sevgilisi hemen evden gitti. O an babamın nasıl bunu anneme yaptığını düşündüğümden o kadına hiç bakamamıştım. Resmen kitlenmiş, olduğum yerde duruyordum. Daha sonra ise annem kapıdan içeri girdi ve bize bir şey mi oldu diye sordu. O an ne söyleyeceğimi bilemedim. Hayatımda kendimi ilk defa böyle çaresiz hissediyordum. Bir şey belli etmeden hemen odama çıktım ve kendimi yatağa atarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım. Bir saat sonra odama babam gelmişti ama ben onun yüzünü görmek, sesini duymak bile istemiyordum. Bana bunun bir arkadaş yemeği olduğunu söyledi. Hala yalan söylemeye devam ettiği için çıldırmıştım. Ona bağırmaya başlamıştım. Sonra bana her şeyi itiraf etti ve anneme söylememem için yalvardı. O an “Bunu anneme nasıl yapabildin ?” sorusu ağzımdan öylece çıkmıştı. Sonra babam o kadının ismini söylediğinde beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Çünkü o kadın Gamze’nin -en yakın arkadaşım- annesinin ismiydi. Bir an sanki dilimi yutmuştum hiçbir şey düşünemiyordum. Babama,  Gamze’nin bunu bilip bilmediğini sorduğumda bana başını salladı. İki kişi tarafından ihanete uğramıştım biri en yakın arkadaşım diğeri ise çok sevdiğim babam. Babam odamdan çıktıktan sonra sabaha  kadar uyuyamadım. Yatağımda saatlerce dönüp durdum. O gece yolumu belirlemiştim. Babam anneme söylememi ne kadar istememiş olsa da  ben böyle bir şey yapamazdım. Annem bunu öğrendiğinde çok üzülecekti. Onu üzecek olmak beni kahrediyordu ama bunu yapmak zorundaydım. Sabah olduğunda okul için hazırlandım ve mutfağa gittim. Annem bizim için kahvaltı hazırlıyordu. Babam ortalıkta gözükmediğinden hemen konuşmaya geçmiştim. Ona bir sandalyeye oturmasını söyledim. O an benim için bu güne kadar olan ve bundan sonra olacak olan olaylar içerisinde en kötüsüydü. Anneme, babam hakkında tüm bildiklerimi anlattığımda rahatlamıştım ama annemin yüzüne bakmayı cesaret edemiyordum. Baktığımda ise annem bana bakıyordu, sanki o an hiçbir şey hissetmiyor gibiydi.

kararsızlık ile ilgili görsel sonucu

Biraz vakit geçtikten sonra annem konuşmaya başladı. Bunun daha önce de olduğunu söyledi. O zamanlar ben bebek olduğum  ve benim bir aile ortamına ihtiyaç duyduğuma inandığı  için babamı affetmişti  ama ben artık çocuk değildim, büyümüştüm. Bana “Herkes ikinci bir şansı hak eder ama baban bu sefer de başarısız oldu.” dedi. Bundan sonra olacakları tahmin etmek pek de zor değildi, boşanacaklardı. Ve doğru olan da buydu. Okula gittiğimde Gamzeyi beni beklerken buldum.  Babamın onlara benim her şeyi bildiğimi iletmiş olabileceğini düşündüm ve haklıydım da. Benden binlerce kez özür diledi. Annesini babasından boşandıktan sonra hiç  böyle mutlu görmediğini ve bunu bozmak istemediğini söyledi. Ama o ve annesi benim annemin mutluluğunu elinden almıştı. Onları asla affetmeyecektim.  Hafta sonu tatili gelmişti. Biraz olsun rahatlamıştım çünkü kendimi dinleyebilmek için zaman bulmuştum. Gamze hakkında ne yapacağımı bilmiyordum. Beni sürekli arıyor ya da mesaj gönderiyordu. Yaptığı şey yanlıştı ama o da annesinin mutluluğunu istiyordu. Annemin ikinci şansla ilgili sözü aklıma gelmişti,  belki ben de bunu yapabilirim diye düşünmüştüm. Kafamı biraz olsun dağıtmak için elime bir kitap aldım ve kitabı açtığımda bir not gördüm. Notun üstünde “Eğer ona bir şans daha veriyorsan kendini bir daha kandırmayı göze alıyorsun demektir.” yazıyordu.  Kitabımın arasında bulduğum bu notu alıp cebime koydum ve hızlıca oradan  uzaklaştım. Nefes almak için bahçeye çıkmıştım. Bu da neydi şimdi, ben Gamze hakkında ne yapacaktım?

(Visited 27 times, 1 visits today)