İmkansız Yoktur

Sabah okula gitmek için erkenden uyandım. Çok garipti dışarısı yağmurlu, soğuk ve hava kapalıydı. Genelde annem beni uyandırırdı ama bu sefer annem hâlâ uyuyordu. İçimde kötü bir his vardı ama nedenini bilmiyordum. Okula gittiğimde öğretmenler üzgün öğrenciler ise sessiz ve sakindi. Derse girdik bir anda gök gürültüsü duyuldu. Açıkçası biraz korkuyordum. Arkadaşlarım sanki ben yokmuşum gibi davranıyordu. Bir anda gökyüzü kırmızıya döndü. Tüm öğrenciler dışarıya bakıyordu. Teneffüs zili çaldı ve herkes dışarı çıktı hava o kadar sisli kapalı ve bulutluydu ki göz gözü görmüyordu. Bir anda dışarıdaki havayı solumaya başlayan herkes öksürmeye ondan sonra halsizleşmeye başlıyordu. Bir korku filminden çıkmış gibiydi. Okulun önüne bir sürü ambulans gelmişti. Bir an ben de öksürmeye başladım o sırada annemi gördüm. Koşarak yanına gittim. Annem korkudan sesini bile çıkarmıyordu ben ise annemle konuşmak istiyordum, çok korkuyordum. Annemle eve gittik. Tüm camları ve kapıları kapattık. Bu olay güzel bir macera gibi görünse de kötüydü. Asıl korkutucu yeri ise gökyüzünün sürekli renk değiştirmesiydi. Kırmızıdan pembeye pembeden maviye maviden yeşile yeşilden sarıya geçiyordu. Biri bana böyle bir olayın olacağını söyleseydi imkansız derdim. Ama o kadar önyargılı olmamak gerek. Bu olayın üzerinden birkaç yıl geçti arkadaşlarıma ve kuzenlerime anlatıyorum ama hiçbiri bana inanmıyor.

(Visited 10 times, 1 visits today)