İnançlara İnanmalı mıyız

Batıl inançlara inanmayan ya da saçma olduğunu düşünen bir ben değilimdir herhalde. Bu sonuca yaptığım birkaç araştırma sonucu kesinlik getirdim. İnsanların sadece yaşadıkları şanssızca bir olaydan nesneleri ya da canlıları sorumlu tutması bu durumu az da olsa açıklamaktadır.

İlk olarak bu batıl inançların başında sorumlu tutulan bizim matematikte kullandığımız hatta sadece matematikte değil hayatımızın her yerinde kullandığımız sayıları sorumlu tutmaları olayı daha da ilginçleştirmektedir. Örneğin İtalyanlar 17 sayısından deli gibi korkarlarmış fakat neden bu kadar korktuklarının nedenine baktığımda beni bu konu hakkındaki çoğu şey gibi şaşırttı sebebi ise; 17 sayısının roma rakamlarıyla karşılığı ‘XVII’ böyledir. Bundan da hiçbir sıkıntı olmadığı söyleniyor fakat neden yaptıklarını bilmesek de sayıları ‘VIXI’ böyle değiştirince ‘öldüm, yaşamım bitti’ anlamına gelmekteymiş şu an siz de değişik bakışları attığınızı tahmin edebiliyorum. Fakat Hristiyanların 13’ü sevmeyişini az da olsa anlayabiliyorum sonuçta Hz. İsa’nın ayın 13. Günü çarmıha gerilişi ve 13 kişi yemek yedikten sonra bu olay olmuş. Bu olayın oluşuna hatırlamamak amacı ile tepki göstermiş olabilirler ama gerçek bir sebep mi tabii ki bu da tartışılabilir.


Diğer bir yandan bu oyunlarını hayvanları da alet edenler var. En çok bildiğimiz kara kedilerdir. Onlara tepkiyi başlatan düşünce is onların karakterinde ‘inatçılık’ ve ‘sinsilik’ olmasıdır. Bu düşünceden sonra da Avrupa’da kara kediler düşmüştür daha sonrasında ise bu zavallı kediler bir bir yakılmıştır. Neyse ki 13. Louis yasaklamıştır. Bu kadar derin yara almasa da tavşanların ayağının da şans getirdiği inanılırmış özellikle de sol ayağının sebebinede milattan önce tılsımlı bir hayvan olarak görülmesiymiş.

Ne kadar saçma bulduğum şeyler olsa da benim de yaptığım birçok şey vardır. Örneğin yıldız kaydığında dilek tutmak ta ki bu konuda da gerçekleri öğrenene kadar o delicesine içten dilekler tuttuğumuz yıldızlar aslında yıldız değil onlar sadece atmosfere giren gök taşlarıdır fakat buna da şahitlik etmek kötü bir şey olmasa gerek. Buna bir benzer örnek olarak da pastaların üstünü süsleyen mumları üflemeden önce dilek tutmak da verilebilir. Bu inançta Antik Yunanlardan gelmektedir eskiden onlarda doğum günü pastası yaparlardı ve üzerine mum dikmelerinin sebebi ise pastanın ışık saçarak aya benzemesidir. Fakat bu günlerde mumun şans getirildiğine inanılıyor.

Batıl inançların sandığımızdan birçok anlamı olabiliyor. Bunlara inanmak için ilk başta anlamlarına bakmak lazım fakat biz anlamlarına bakmadan da anneannelerimiz dedelerimiz bize göstermektedir ve daha çok nesilden nesile geçmektedir.

(Visited 88 times, 1 visits today)