İnsanların Bir Parçası

İnsan doğası insanlarda var olduğu düşünülen hareket ve düşünce biçimlerine denir.  Yatkın olmak birşeylere eğilimli olmak ve doğası gereği içinde onu barındırmak anlamına gelir. İnsanların temelden bu şekilde geldiği savunulur ve insan doğası insanların özünün bu olduğu ve insan olmanın bu anlama geldiği anlamına da gelir. İnsanların doğası ya iyiliğe ya da kötülüğe yatkınlık gibi düşüncelerle çevrilmiştir. İnsanların doğuştan Kötü olduğu düşüncesini hobbes temsil ederken, insanların doğuştan iyi olduğu düşüncesini de rousseau temsil eder. 

Hobbes’a göre insan doğası gereği bencil, kibirli, şiddete yatkın bir varlıktır ve insanlar baskın karakter olmak ister.  Herkes yönetme, üstünlük, hükmetme gibi duygularla toplumda kendini en üst mevkiye taşımaya çalışır bunun sonucunda çıkar çatışmaları, savaşlar ortaya çıkar. Hobbes’un deyişiyle “İnsanlık durumu herkesin herkese karşı savaş durumudur.” Hobbes’e göre savaşın nedenleri rekabet şan ve şeref tutkusudur. Geçmişten günümüze birçok savaş olmuş ve halen olmaya devam etmektedir. Bu savaşlar baskın karakterler arasındaki hükmetme savaşlarıdır. Kimin sözü geçeceğine karar verme yöntemidir. O sırada da yenik düştükleri hırs,kin gibi şiddetin anahtarı olan duyguları kontrol etmeksizin,insan, hayvan, bitki her türlü canlıyı hiç düşünmeden yok edebilecek ve bunu yaparken gözünü bile kırpmayacak varlıklara dönüşürler.

Rousseau’a göre insanların tek kaygısı ihtiyaçlarını giderilmsinden ibarettir. Rousseau insanların mutlu oldukları düşüncesindedir. Bu insanlar Rousseau’ya göre suç nedir bilmezler. İyi ve kötü ayrımları yoktur ve insanların hepsi eşittir ama uygar toplumların çıkmasıyla iyi ve kötü ayrımı yapılmış ve savaşlar ortaya çıkmıştır. Rousseau tüm bunların ortaya çıkmasının bir diğer nedeni olarakta eşitliği yok olmasını göstermiştir. Rousseau “Yaratıcının elinden çıktığında her şey iyidir. Her şey insanların elinde bozulur.” diyerek kendini açıklamıştır. Rousseau düşüncesi özgürlük, eşitlik barındırmak ile beraber iyiliği barındırmıştır. Yani bu düşünce biçimi insanın kötülüğü doğasında barındırdığı sadece bazı toplumsal değişiklikler sonucu örneğin yönetim biçimi gibi faktörler sonucu eşitsizlik ve iyi, kötü ayrımları başlamış ve toplumsal davranışlarda değişiklik olmuştur.

Bu iki düşünce biçiminde iki farklı noktaya değinilmiştir ve insan doğasıyla alakalı iki düşünceye ayrılmıştır. İnsan doğasının kötü olduğu ve insan doğasının iyi olduğu. Benim fikrimce Hobbes haklıdır çünkü insanların içinde olmasa kötülüğe ve şiddete başvurmazlar. İnsanlar çıkarları için uğraşırlar bu da benim fikrimce hayatta kalma içgüdüsüdür. Haytta kalma iç güdüsü dışında insanlar yaşayabilecekleri en iyi hayatı yaşamaya çalışırlar bu da çıkar  çatışmalarını beraberinde getirir. Hobbes de düşüncesiyle bence haklıdır. İnsanların içinde barındırdıkları duygularda insan doğasıdır ve kin, nefret gibi duygularda insan doğasının bir parçasıdır.

(Visited 6 times, 1 visits today)