İnsanlığın Doğası

İnsanların doğası nedir? Ya da böyle bir şey var mıdır sizce? İnsanın doğası hakkında kesin kanılarda bulunmak oldukça zordur çünkü insanlar her iki tarafta da olabilirler ve bu kişiden kişiye değişen bir konudur. İnsanların iyilik ve kötülük kavramları da değişebilir bu yüzden keskin kanılarda bulunması zor bir konu olsa da iki gerçekçi düşünür olan Hobbes ve Rousseau bu konuda oldukça kafa patlatmışlardır. İkisinin de oldukça keskin düşüncelereri vardır; Hobbes insanların doğasından kötülük olduğunu düşünürken Rousseau bunun tam tersini düşünmektedir.

 

Hobbes’a göre insanlar, doğuşundan beri bencil ve şiddete meyillidir. İnsanlar, belirli kuralların, kanunların, yasaların olmadığı yerde birbirlerine karşı üstün gelmeye çalışırlar. ‘’İnsan, insanın kurdudur’’ demişti Hobbes. Bu cümle, insanların temelinde kavga olduğunu ve doğuştan kötü olduğunu anlatır. Bu düşünce hakkında oldukça fazla kitap, edebi eser yapılmıştır ancak bunun en iyi örneklerinden birisi William Golding tarafından yazılan ‘’Sineklerin Tanrısı’’ adlı kitaptır. Bu kitapta, bir uçağın düşmesi sonucu sadece çocukların küçük çocukların küçük ve ıssız bir adada tek başlarına kalmasını, kuralsız ve yasasız bir dünyada nasıl davranışlar sergilediklerini gösterir. Bazı çocuklar adada hükümdar olmak için uğraşırken bazıları burada kurtulmak isterler.

 

Böylece aslında Rousseau’nun bahsettiği noktaya gelmiş oluyoruz.’’İnsan doğası gereği iyidir.’’ Bu, oldukça iyimser bir yaklaşım olsa da evet, belki de bazılarımız bu dünyaya kötü olarak gelmiş olabilir fakat herkes böyle doğmak zorunda değildir. Rousseau’ya göre, insanlar ilk bu dünyaya geldiklerinde şu an olduğu kadar kötü ve yozlaşmış değildi. Bu yozlaşmaya sebep olan şey ise insanların birbirleriyle iletişime geçerek görüş ayrılıklarına uğraması ve siyaset ve para gibi sebeplerden insanların daha da bencil olmasına dayanır. Yani aslında insan, tek başında kendi halindeyken çok daha temiz ve saftır. Bu yozlaşmaya sebep olan şey tamamen bizim birbirimizle kişisel çıkarlar üzerine polemiklere girmemizdir. Bu, gerçekten de aşırı iyimser bir yaklaşım fakat bu, fikirde bir doğruluk payı olduğu gerçeğini değiştirmez. Gerçekten bir düşünün, hiç bir bebeğin ırkçılık yaptığını gördünüz mü? Göremezsinin çünkü onların doğasında böyle bir şey yoktur. Her bebek büyüdükçe ve geliştikçe etrafında gördüklerini kendine örnek olarak alır.

 

Eğer toparlamak gerekirse, bu görüş çoğu insanı fikir ayrılıklarına sokar ve herkes farklı bir şeyi savunabilir. Ben ise, iki fikre de tamamen katılmasam da, Rousseau’nun düşüncelerini bu konu hakkında daha doğru buluyorum. Evet, gerçekten de insanların şu anki haline baktığımız zaman pek de iç açıcı bir durum olduğu söylenemez. Buna rağmen, insanlar bu dünyaya ilk geldikleri zaman şu an oldukları kadar kötü ve şiddete meyilli değillerdi. Aradan milyonlarca yıl geçti ve insanlık, milyonlarca yıl önceye göre çok daha gelişmiş olsa da, kafa yapısı olarak eskiye hiç benzemiyor.

(Visited 2 times, 1 visits today)