İş Gücü

Günümüz dünyası artış hızı her ne kadar son yıllarda azalmaya başlasa da çok yüksek hızlarda popülasyonu artan insanlara ev sahipliği yapmaktadır. Bu durum başta devletleri olmak üzere hepimizi dolaylı ya da doğrudan etkilemektedir. Artan ham madde, ulaşım, barınma ve temel tüketim için maddeler gibi ihtiyaçların artması ülkelerin ve bireylerin de ekonomik anlamda durumlarını etkilemektedir. Ancak aslın önemli olan gerçekten nüfusun refahı etkilediği midir. Gerçekten de nüfus artışı çok tehlikeli midir ya da ne durumlarda refah seviyesini etkilemekte midir?

Nüfusu tek bir gurup olarak görmek bu tartışmada yapabileceğimiz en büyük yanlış olur. Bunun aksine yaş guruplarına ayırmak bize hem kolaylık sağlayacağı gibi hem de sonuca ulaşmamız konusunda büyük bir rol oynayacaktır. Bu durumda gerekçe olarak rahatlıkla her yaş gurubunun topluma ve devletler olan etkilerinin belli aralıklar ile değişmesidir. Örnek olarak bakıldığında bir bebek ile erişkin bir bireyin etkilerinin farkları gösterir. İkisinin de sağladıkları ve ihtiyaçları farklı olduğundan bu farklar büyük önem taşır.

İnsanların en verimli şekilde çalışıp bireysel ve genel bir refah sağlayabilecekleri yaş araklıları vardır. Genel olarak bakıldığında bu aralık 20 ile 60 yaşlarımız arasındadır. Çalışmaya elverişli yaşlarında olan, iş gücü sağlayabilecek bireylerin nüfusun önemli bir kesimini karşılaması beklenebileceği gibi olması istenen de budur. İş gücü oluşturabilecek bir nüfus zarardan çok fayda ile karşılar bizi. Sıcak para akşının sağlanabileceği gibi uluslar arasında para akışı kurmada etkili olur. Ayrıca ne basitinden yeni nesillerin gelebilmesi için de bu gurup insanlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Her ne kadar her şey güzel gözükse de nüfus ne yazık ki sadece belli bir kesimden oluşmamaktadır. 0 ile 20 ve 60 ile üstü de hayatın gerçeklerindendir. Belli bir bakım ve yarıma ihtiyaç duyulduğu bu dönemde bireylerin pek bir katkıları bulunmamaktadır, zaten kendilerinden de beklenemez.

Nüfusun kesin olarak refaha etkilerini söylemeyeceğimiz bir gerçektir, ancak nüfus yaş dağılımlarının bu konuda bir yorum yapmamıza yardım edeceğini de gözden kaçırmamalıyız. Günümüz ülkelerini de yapmaya çalıştığı gibi genç nüfusu çoğunlukta tuttuğumuz zaman nüfusun refahı olumlu olarak etkilediğini söyleyebiliriz. Ancak nüfus dağılımı tam tersi şekilde uçlarda birikmişse refah seviyesinin ne kadar olumsuz etkilendiğini söylememize bile gerek kalmadan ülkenin genel durumundan söyleyebiliriz.

Kısaca her şeyi özetlemek gerekirse refah nüfusun kendisine değil, içindeki yaş dağılımına göre bir etki durumuna sahiptir. Çoğunluk genç yaşlarda, yani üretken yaşlarda ise insanların kendilerine ve ülkelerine katkı sağlama şansları ve yeterlilikleri olduğundan dolayı refah da doğru orantıda artacaktır. Yine bakıldığı zaman ama nüfus dağılımı uçlarda birikmiş ise bu kesimin insanlarının öncelikle kendileri yardıma ve belli bir bakıma ihtiyaç duyduklarından dolayı üretken aralığın etki miktarını düşürür.

(Visited 8 times, 1 visits today)