İşçi

Yağmurlu, soğuk bir gündü. İnsanlar bir an önce evlerine gitmeye çalışıyorlardı. Bir yandan da ben de, bir kafede kendi yetiştirdiğim tütünü düzenlemeye çalışıyordum. O kadar çok tütün ve ot çeşidi vardı ki önümde duran kafede çalışanlar malımı kaçak sattığımı düşündüler ve hatta polisi aradılar. Başta sorunumu tam olarak anlatamasam da polise kendimi ifade etmeyi başardım ama yine de aşırı miktarda tütün ve ot taşıdığım için para cezasına çarptırılmaktan kurtulamadım. Kendime dışarıdan baksaydım ben de kaçakçı olduğumu düşünürdüm. O yüzden bu olaya fazla kafa yormadan o kafeden ayrıldım.

Bu hayatta zevk aldığım 3 şey vardı. Birincisi yemek yemek, ikincisi kitap okumak, üçüncüsü tütün veya ot içmekti. Ben içe dönük biriydim. İkinci el kitapçıları ziyaret etmek ve piyasada pek bulunmayan kitapları okumak benim için paha biçilmezdi ve bir gün ikinci el kitapçıları ve kütüphaneleri gezerken Mike karşıma çıktı.

Mike’la son konuşmamın üzerinden neredeyse 10 yıl geçmişti. Mike ile fabrika işçisi olarak ilk çalıştığım yerde tanışmıştım. O günlerde şimdiki kadar paramız yoktu -şimdi de pek fazla var denilemez- fabrikadan çıktıktan sonra bir grupla sahilde yürür, akşam güzel bir yemek yemeye çalışıp bir araya gelirdik. Bu yürüyüşler bize özgürlüğü o kadar güzel anlatıyordu ki, hayatta bir an için her şeyi unutturuyordu desem yalan olmaz.

Bir süre yürüdükten sonra gittiğimiz her yerde toplanıp bilim ve felsefe hakkında konuşurduk. Bazen bu sohbetler sabaha kadar sürerdi ama ne kadar sürerse sürsün bizi hiçbir şekilde etkilemezdi. Bilgiye aç insanlardık. Böyle birkaç ay geçtikten sonra ekip olarak bir girişimde bulunmaya karar verdik. Bu girişimde ben Mike ve grubumuzdan 5 kişi daha vardı. Birkaç aydır fabrikada çalışmadığımız için kelimenin tam anlamıyla açlıktan ölüyorduk, ama sonunda, girişimimiz bize aniden çok para kazandırdı.

Belli bir süre sonra para aramızda bölündü ve herkes kendi yoluna gitti. Belli bir süre sonra montumun cebime elimi attım ve bir kağıt buldum. O kağıtta Mike’ın benimle çalışmak istemişti. Bunun nedeni, kendi girişiminin başarısız olması ve benimle yeni bir girişime başlamak istemesiydi. Başta sadece öylesine bir yazı gibi olduğunu düşünsem de sanki hayattan bir film sahnesini yaşıyormuş gibi her şey çok hızlı gelişti, kendime geldiğimde havaalanındaydım. Mike beni ikna etmişti.

(Visited 2 times, 1 visits today)