İSTANBUL’UN DİLİ

İstanbul deyince aklıma çok yoğun bir trafik sıkışıklığı ve kalabalık geliyor.  Kim bilir belki o insanlar onu çok rahatsız ediyor, belki de çok mutlu ediyor. Daha sadece 4 yaşındaki küçük kız Çağla bir röportaj yapıyor. Hadi bir de İstanbul’un kendi düşüncelerini kendinden dinleyelim:

-Merhaba İstanbul, ben Çağla.

-Sana da merhaba Çağla. Sana nasıl yardımcı olabilirim?

-Sen insanlardan hoşlanıyor musun?

-Bazıları örneğin seni seviyorum, belediye işçilerini de. Ama bazılarını değil.

-AA niye ki?

-Onlar bana kötü davranıyor. Doğallığımı bozuyor, denizlerimi kirletiyor. Bir de düşünsünler sadece beni değil bazı işçilere fazladan iş, sizin gibilere kötü koku, hayvanların yaşam ortamı bozuluyor. Kendileri bu kokuya nasıl katlanıyor bilmem ama kesin rahatsız oluyorlardır.

-Ne kötü.

– Ayrıca onların bu yeni çıkan pop rap gibi şarkıları içimi ürpertiyor.

– Ne kadar da kötüymüşüz aslında.

-Bir özür de dilemiyorlar cansız olduğumu düşünüp.

-Çok kötü bir duruma düşmüşsün, yazık sana… Bilinçli olsaydık hiç canın yanmazdı.

 

Çağlayı dinlediniz. İstanbul bizden hoşlanmıyor, kısa bir reklam arası reklamdan sonra görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…

 

Reklamlar…

Evet yine beraberiz. İstanbul bizi sevmiyor,iyi davranalım ki bizi sevsin

(Visited 33 times, 1 visits today)