İşte O An!

Tüm hayatım boyunca değil de son zamanlarda çok mutlu olduğum bir an var. Bir gün eve geldiğimde annemin basketbol koçum ile konuştuğunu gördüm. Ne hakkında konuştukları hakkında en ufak bir tahminim yoktu. Çok merak ediyordum açıkçası. Aradan baya bir süre geçtikten sonra konuşmaları bitti ve hemen annemin yanına koştum. Ne olduğunu sorduğumda mili takım ile ilgili olduğunu söyledi gururlu bir sesle. Detaylarına girersek; ‘milli takım oyuncusu olarak benim takımımdan verilen 2 kişi arasında imişsin. Federasyondan yetkili kişiler evimize gelip seni soracaklarmış, okul başarılarını, sosyalliğini, maçlarını, antrenmanlarını, sınavlarını yani tüm hayatını takip edip araştıracaklarmış. Haberin olsun yani. “Aferin kızım, seninle gurur duyuyorum.” dediği an ben aşırı mutlu oldum. Ne yapacağımı bilemedim. Hemen derslerime asılmam gerektiğini düşündüm. Çünkü milli takıma seçerken sadece oynamaya değil, tüm hayatımızı değerlendireceklerdi. O an tüm hayalim olan basketbolun, belki de ilk resmi adımını atmış olacaktım. Belki de atmıştım. Kim bilir? Telefonumu hemen ertesi gün müdürüm Yeliz Hocaya durumu anlatarak teslim ettim. Çünkü telefonumun benim hayatımdan çok zaman çaldığını biliyordum. Mesela onunla uğraşacağım zamanımı artık soru çözerek, ders çalışarak veya kitap okuyarak geçirmeliydim. Öyle de yaptım. Bu kez kararlıydım. Artık tek hedefimin basketbol olduğunu söyleyebilirim. Bunun yanlış olduğunu söylüyor herkes. Tek hedefin o olmamalı diyorlar ki bence haklılar. Ben de onlar gibi düşünüyorum. Fakat duygularım böyle…

basketbol ile ilgili görsel sonucu

 

(Visited 75 times, 1 visits today)