KAÇIŞ PLANI

Merhaba ben Su. Ben Türkçeyi çok seviyorum. Ama şunu anladım ki her şeyin fazlası zararmış. Ve o gün anladım. Ben her zamanki gibi okuldayım ve okulda en çalışkan ben olduğum için ve Türkçeyi çok sevdiğim için Türkçe yazılısında herkes bana sorar. Ahmet: Biriktirmek ile alakalı bir deyim söyler misin Su? Ben:Damlaya damlaya göl olur. Ahmet: Sağ ol. Ayşe:Dayım geldi çok mutluyum Su. Ayşe benim en yakın arkadaşım her şeyini bana anlatır.  Ben: Sevinçten uçuyorsun yani? Ayşe: Of su yine mi deyim. Ben: En azından artık deyim olduğunu anlıyorsun. Ayşe: Senin sayende deyimlerin yarısını öğrendim. Annem diyor ki ”İlk defa Su gibi arkadaş buldun omu külahları değişiriz.” Ben: Annenin sözünü dinle beni üzme ve zil çaldı herkes daha da telaşlandı. Türkçe öğretmeni girdi ve sınav kağıtlarını dağıtmaya başladı. Sıra bana gelince kulağıma eğilip şöyle dedi ”Maalesef bu sefer deyimleri sormadım tatlım. Bol şans.” Benim yüzüm buz kesildi. evet yine deyim kullandım. Çok streslendim. Herkes tabi şaşkın şaşkın bana baktı. Ama ben düşündüm ki deyimlerin neredeyse hepsini biliyorsam bunları da yaparım. Ve okumaya başladım. Aslında kolaydı. Ama hoca herhalde benim Türkçe mi test etmek için sorduğu soruların altına deyim ya da atasözü kullanmak yok yazmış. Yapabildiğim kadar yaptım ve zil çaldı. Herkes bana sordu nasıl geçti diye ve düşünüp deyim kullanmadan cevap verecektim. ”Güzel” dedim. Herkes şaşırdı hoca da dahil Hoca dedi ki ”Aferin böyle senin için daha iyi olacak.” Ve düşündüm de benim ki bir hastalık olmuş artık. Kararımı verdim artık gerek olmadıkça deyim kullanmayacaktım. Artık daha da rahattım.

(Visited 26 times, 1 visits today)