KAHVERENGİ ÇOK RENKLİ

Bugün çok yoğun birgün geçirmiştim. Okuldu, doktor kontrolüydü, ödevlerdi, yemekti derken çok yoğun ve bitkin düşmüştüm.                                                                                                                                                                  Uyumadan önce son kez araştırma ödevi olan “İnsan gözü kaç renk pigment içerir?” yazımı okumaya başladım. Bir taraftan yazımı okuyup bir taraftan da kendi kafa sesimin sorularını cevaplıyordum. Siyah göz renginin bütün renkleri içinde bulundurduğunu. Ne kadar koyu göz rengine sahipsek aslında gözlerimizin  o kadar renkli olduğunu bilmek beni şaşırtmıştı. Koyu kahverengi göz rengine sahip olan ben aslında çok renkli bir göze sahipmişim. Bunca zaman neden gözlerim renkli değil diye şikayet ediyordum, boşuna bir isyanmış. Renkli göz diye imrendiğimiz: mavi, yeşil, gri gibi tonların aslında renksiz olduklarını ve mutasyona uğramış renkler olduğunu öğrenmek beni şaşırtmıştı.                                                                                                                                             Hayal dünyam harekete geçmişti. Açık göz rengine sahip insanların güneşe hassasiyetlerinin olduklarını okumuştum. Tıpkı zombiler gibi, her geçen gün açık göz rengine sahip insan sayısının arttığı yazıyordu bazı istatistik verilerde. Bu bilgi benim hayal dünyamın coşturmuştu. Artık açık göz rengine sahip insanların aslında zombi olmaya başladıklarını ve tanıdığım mavi, yeşil gözlü sevdiklerimi düşündüm.                                                     Bu konu hakkında bir film izlemeye karar verdim. Araştırdığım konuma uygun “Göz” diye bir film buldum. İzlemeye koyuldum. Filmin konusu benim hayal dünyamı anlatıyordu. Mutasyona uğramış gözler, birbirine saldıran insanlar. Yavaş yavaş tırsmaya başlamıştım. Ama yine de sonunu merak ediyordum. Yavaş yavaş gözlerime ağırlık çöküyordu yine de inatla göz kapaklarımı açıyordum. Gözlerim kapanıyor ben açıyorum, gözlerim kapanıyor ben açıyorum ve birden korkudan titremeye başladım. Bana bakan masmavi ve göz bebeği kırmızı bir çift göz, ne kadar gerçekçi bir film değil mi? Neler oluyordu diye düşünürken koşa koşa uzaklaştım. Gerçekmiş diye kendi kendime korkuyla söylendim. Baş ucumdaki ışık gözlerimi yaktı. Uykuya dalmıştım, odamdaydı. “Evet hatırlıyorum!” diye gülüp ayağa kalktım.                                                                                           Küçük kuzenim Emir’in gözleriydi masmavi. Yoğun sarı ışıkta göz bebekleri kırmızı görünüyordu, küçük adam misafirliğe gelmiş ve annem beni uyandırması için odama göndermişti.

 

(Visited 348 times, 1 visits today)