Kalınlaşan Kelepçe

Alışkanlık, insanın sahip olabileceği en yararlı ve en tehlikeli özelliktir. Kimi zaman iyi bir huy ediniriz, bazen ise yapmamayı dilediğimiz davranışlar ediniriz. Aynen Warren Buffett’in dediği gibi belli sıklıkta yaptığımız bu davranışları fark edemeyiz bile, ama bir alışkanlığa döndükten sonra kurtulmak , edinmesinden çok daha büyük çaba ister.

Huy edinmenin iyi taraflarında kendimizi ve etrafımızdakileri geliştirebilecek “iyi türden” davranışlar vardır. Sağlıklı beslenmek her sabah selam vermek, spor yapmak iyi bir uyku planı edinmek gibi hayatımızın kalitesini arttırabilecek birçok alışkanlık vardır. Her gün belli sıklıkta bu davranışları yaptığımızda artık bir desenmişçesine hayatımızın geri kalanı boyunca aynı şeyi yapmaya devam ederiz. Eğer doğru kullanılırsa, alışkanlıklar ile hayatımıza istediğimiz gibi şekil verebiliriz.

Bunun yanında edinilmesi kötü olan alışkanlıklar vardır. Hiç kimse zararlı yemek yeme, yalan söylemek hatta çalmak gibi alışkanlıklar edinmek istemez. Belli bir sıklıkta bu tür eylemlerde bulunursak sonunda kendimizi alışkanlığın döngüsünde buluruz. Başlanıldığı anda bu sonsuz döngünün içinden çıkmak zordur ve zaman geçtikçe daha kolay da olmaz. Bu tür huylardan kurtulmanın en kolay yolu olduğunca erken çözüm bulmaya çalışmaktır, aksi taktirde sadece kırılması daha zor olan bir bağ haline gelir.

Bir alışkanlığı zaman geçtikçe yapma sıklığımızı arttırdığımızda daha da kötü bir şey edinmiş oluruz: bağımlılık. Bir maddeye ya da davranışa bağımlı olduğumuz anda artık o huy bir temel ihtiyaç haline gelir. Özellikle sigara ve uyuşturucu gibi içinde, adı üstünde, bağımlı edici malzeme barındıran ürünlerle bağımlı olmak çok daha kolay ve beterdir. Sanki yaşamda kalmak için o huyu yapmaya ihtiyaç duyuyormuşçasına vücudumuz bizi o yöne çekmeye çalışır. Alışkanlık uygulanmadığı taktirde insanlar ağır, yorgun, çaresiz, depresyona girmişçesine üzgün hissedebilir. Zaman geçtikçe bu huyu yapma gereksinimi sadece artar, insanın bütün fonksiyonunu kendisine çekmeye çalışır.

Huy edinmeden ne kadar faydalanabileceklerini keşfeden şirketler alışkanlıkları bir satış stratejisi olarak da kullanır. Bir ürüne bağımlı olan insan ölene kadar ondan alma ihtiyacı duyar, bu nedenle sigara gibi bağımlı edici madde satan şirketler, sattıklarının sağlığına ve çevresine bir tehdit olsa bile, bu yolu tercih ederler. Bir başka önemli nokta da küçük yaştaki bireylerin bu tür şirketler tarafından hedef alınmasıdır. Sonuç olarak bağımlılık ne kadar erken başlarsa hem o kadar kurtulması zor olur hem de, ne kadar acımasızca duyulsa da, ölene kadar o bireyden gelir elde ederler.

Her şeyi düşünürsek alışkanlık iki taraflı madalyon gibidir; hem hayat standardımızı göklere çıkarabilecek kadar güçlüdür, hem de yerlerde sürünmemizi sağlayacak kadar tehlikelidir. Dikkat etmeliyiz ki kötü alışkanlık edinmeden kendimizi durdurmalıyız. Sonuç olarak, Warren Buffett’in dediği gibi “Alışkanlıkların zincirleri önce duyulamayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olur”.

(Visited 5 times, 1 visits today)