Kapıdaki Zarf

Sabah uyandığımda annem beni kahvaltıya çağırdı. Merdivenlerden aşağı inerken kapı çaldı; açtım ve yerde bir zarf gördüm. Zarfı elime aldım, kimden geldiği belli değildi. Hemen mutfağa koştum, anneme zarfı gösterdim. Annem, kimden geldiğini bilmediğini ama bir akrabamızdan gelmiş olabileceğini söyledi. Sonra yavaşça zarfı açmaya başladım. Zarfın içindeki kağıtta “Çarşamba günü 2703. caddeye gel ” yazıyordu. Normal bir zamanda olsa böyle bir mektuba asla inanmazdım. Ama bu işin içinde annemin olduğunu da düşünerek gitmeye karar verdim.

Neden mi annemin olduğunu düşündüm, çünkü annem mektubu görünce ufak bir gülümseme belirtisi göstermişti. Çok sevdiğim benden biraz daha büyük kuzenimden yardım alarak onunla beraber verilen adrese gittim. Oraya gitmem 40 dakika sürdü. Oraya gittiğimde bir evle karşılaştım. Saate baktım, çok geç olmuştu. Yarın bir daha gelirim diye düşündüm. Bir sonraki gün benim doğum günümdü. Sabah uyandığımda kimse doğum günümü hatırlıyor gibi görünmüyordu. Sonra verilen adrese gittim yavaşça kapıyı açtım ve gözlerime inanamadım. Tüm ailem orada toplanmıştı masada büyük bir pasta vardı masanın etrafında renkli balonlar ve konfeti parçaları havada süzülüyordu. Yerde hediyeler vardı. Annem buranın dedemin eski evi olduğunu ve ben büyüyünce bu evin benim olacağını söyledi. Hem şaşırmıştım hem de mutlu olmuştum. Pastadaki mumları üfledim ve pastayı yemeye başladık. Sıra hediyelere gelmişti. ilk hediye paketinden büyük bir oyuncak bebek çıktı, İkinci paketten defter ile kalem çıktı, üçüncü paketten ise bir kolye çıktı. Annem bu kolyenin  ailemizin en eski kolyesi olduğunu söyledi. Bu benim en iyi doğum günü partim olmuştu.

11. doğum günüm bu şekilde geçti. Umarım gelecek  doğum günlerimde bunun gibi sürprizler olur. Hayat sürprizlerle doludur demezler mi?

 

(Visited 14 times, 1 visits today)