Kaynaksız İnanç

Batıl inanç, geçmişimizde de günümüzde de insanların hayata karşı bakış açılarını bazı yönlerden değiştiren ve onları ikilemde bırakan bir kavramdır. Bu anlamda, dine veya felsefeye benzetilebilir. Çünkü ikisinin de temeli geçmiş zamanlara dayanır. İnsanın yaşamı ve evreni sorgulaması sonucu ortaya çıkmış ve kişinin kendi vicdanını rahatlatmasına yardımcı olmuş, kendi sorumluluklarından kaçabilmesi açısından bir kapı görevi görmüştür. Fakat hangi dönemde, nerede ve tam olarak ne zaman ortaya çıktığı belirsizdir.
İnsanlar doğası gereği hayatta dayanacak ve inanacak bir varlığa ihtiyaç duyar. Kendini yalnız hissettiğinde ona arkadaşlık yapabileceği ve kendini suçladığında avutabileceği bir varlığa… Mesela, kara kedinin önünden geçmesi uğursuzluk olarak görülür. Bu batıl inanç Milattan önce 3000’li yıllara dayanır. Mısırlılar siyah kedileri tanrıça olarak görmektedir. Bu da Mısır’da yapılan kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkan duvar kabartmalarının üzerindeki figürlerden anlaşılmaktadır. Kedilere bu kadar değer verilmesinin sebebi ise yüksek yerlerden düşmelerine veya atlamalarına rağmen hiçbir hasar almadan dört ayak üzerine estetik bir biçimde inebilme yetenekleridir. O dönemde siyah kedinin şans getirdiğine inanılsa da, Ortaçağ’da bu durum tam tersine dönmüştür. Bu inancın ilk başladığı yer ise İngiltere’dir.
Ülkelerin inançlar ve dinler ile yürütüldüğü bir dönemde, diğer dinlere olan saygı da doğal olarak hiç seviyesine inmiştir. Ülkeler din konusunda çelişmeye ve birbirlerinin inançlarını sabote etmeye denetim ve yönetim için yargılamaya başlamışlardır. Bu durumda büyük anlaşmazlıklara yol açmış, üstelik birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. Hristiyanlığın tüm dünyaya yayılması istendiğinden de diğer dinler ile ilgili olan bütün semboller yok edilmeye veya hakkında olumsuz düşüncelere yer verilmeye çalışılmıştır. Ve başarılı olunmuştur.
O dönemde kedi besleyenler de yalnız yaşayan yaşlı kadınlardı. Avrupa’da da büyücülüğün ve cadıların var olduğu inancı kök salmıştı. Bu inanç insanlara aşılanarak kedilere –özellikle siyah kedilere- karşı bir antipati geliştirilmiştir. Kedilerin uğursuzluk getirdiği inancı da böylece geçmişten günümüze taşınmıştır. Yani batıl inançlar sadece kişinin kendisini değil, ülkelerin politikalarını ve uluslararası ilişkileri bile etkileyebiliyor.
Bu açıdan düşünülürse, batıl inanç genel olarak insanların bazı varlıklara olan olan zararsız inançları ile başlamış fakat sonradan başkaları tarafından kötü amaçlar uğruna kullanılarak bu inançlar suistimal edilmiş, kötü sonuçlar ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle günümüzde inanılan birçok batıl inanç, geçmişte yaşanan bazı durumlar sonucu ortaya çıkmış ve sonradan değiştirilerek bugünlere ulaşmıştır.
Batıl inanç, belli bir kaynağı olmayan ve kanıtlanamaz kurallar bütünüdür. Aslında insanın kendisinden ve etrafından kaçmasının bir bahanesi ve yönetim için ortaya atılmış fikirlerdir.

(Visited 37 times, 1 visits today)