Kedi Olarak Bir Günüm

0

Yeni bir güne başlamıştık. Sahibimizin yanında kardeşlerimle uyuyorduk. Oh ne de güzel sıcacık yatakta yatmak. Ama artık uyanma vakti. Ben uyandıysam sahibim de uyanmalı. Kardeşlerimle miyav miyav diye bağırıyorduk, fakat sahibimiz uyanmıyordu. ” Pat, bir pati atalım sahibimiz uyansın ” dedim kardeşlerime.  Hepbirlikte sahibimizin yüzüne pati attık.  Ama hala gözleri yarı açık yarı kapalı yatıyordu. Kardeşlerimle birlikte yatakta sıçrayıp tavandaki lambaya çıktık. Lambadan bir anda aşağı atlayıp sahibimin kafasına uçtum. Sonunda sahibimiz uyandı neyse ki… Sahibimiz yerinden kalktı ve uykulu gözlerle bize yemek hazırlamaya gitti. Sonra hazırlanıp iş yerine gitti. Ohh, artık ev bize kalmıştı.

Sahibimizi çok severiz, ama bugün biraz yaramazlık zamanıydı. Kardeşlerimle mamamızı etrafa döke saça yedik. Kedi kumuna değil etrafa tuvaletimizi yaptık. Yastıkları yırtıp içindeki tüyleri etrafa dağıttık. Tüylerle oynadık durduk. Ev çöplüğe dönmüştü. Sahibimiz evdeki kuşun kafesini açık unutmuştu. Kafeste yazık değil miydi yavru kuşcağıza?  Biz de zar zor camı açıp kuşu özgürlüğüne kavuşturduk.  Sonra banyoya gidip tüm tuvalet kağıtlarını parçaladık. Bu kadar oyundan sonra sonunda akşam olmuştu.

Sahibimiz eve gelir gelmez tırnaklarımızı gerdik ve kardeşlerimle sahibimizin üzerine atladık. Yüzünde bin tane çizik bıraktık. Gerçekten çok sinirlenmişti. Kaçacak yer aradık. Bazılarımız koltuğun altına saklandı, bazılarımız tavana çıktı. Duvarlar çizik içinde kalmıştı, koltuklar ve yastıklar paramparça olmuştu. Ben kardeşlerime ”Hayır oralar olmaz, camdan atlamamız lazım” dedim. Hebirlikte camdan atladık. Ne de olsa sahibimizin siniri geçecekti.

Dışarıda miyavlayıp çok ilginç hareketler yaparak, dans ederek para kazandık. Sonra bir mağazaya gidip oradan yastık ve kanepe aldık. Fakat koca kanepeyi biz taşıyamadığımız için çalışanlar bize yardım etti. Evimize geldiğimizde çalışanlar kapının zilini çaldı. Sahibimiz kapıyı açtığında şaşkınlık içindeydi. Eve eşyalar almamıza çok şaşırmıştı. Çok sevinmişti, bizi içeri alıp yaş mama verdi. Hepbirlikte mamayı afiyetle yedik. Sahibimiz de tatlısından yiyordu. Bizler tatlısına yanaşmazdık, çünkü tatlının  bizim gözlerimizin kör edebileceğini bilirdik. Sahibimiz mutluluktan dans ederken biz de miyavlayarak şarkı söyledik. Günün sonunda sahibimizin yanında uykuya daldık. Ben ise hayalimde yarın yapacaklarımı planlıyordum…

 

(Visited 8 times, 1 visits today)

About Author