Kedimin Bir Günü

Merhaba, ben Misha. Şimdi size bir günümü anlatacağım. Her sabah erken saatlerde uyanırım. Yaz mevsimiyse evimin verandasındaki masada yatarım. Fakat mevsim kış ise, hava soğuk olduğundan dolayı salondaki büyük kanepede veya yukarı kattaki yataklarda uyurum. Sonra uyanınca ilk işim hemen mamam kalmış mı diye bakmak olur. Mamam kaldıysa kalanı yerim. Fakat kalmadıysa hemen yukarı doğru koşarım. Ancak geçenlerde yaşadığım bir olay yüzünden merdivenlerden daha dikkatli çıkıp iniyorum. Çünkü bir kere merdivenlerde koşarken patime takılıp düşmüştüm. Neyse, yukarı çıktıktan sonra hemen Ela’nın kapısının önünde beklemeye başlarım. Zaten bir kaç dakika sonra alarmı çalar ve uyanır. Saçını taradıktan ve yatağını topladıktan sonra kapısını açar. Her sabah kapının önünde onu beklerim ve her gün beni görünce gülümser. Sonra da odasına geri girer ve halısının üzerine oturur. Ben de oturduğunu görünce hemen yanına koşarım. Ela beni çok sever. Her fırsatta benimle zaman geçirmeye çalışır. Sonra biraz oyun oynadıktan sonra bana elini uzatır ve bende ona patimi uzatırım. Biz buna pati tokalaşması diyoruz. Sonra Ela çalışma masasını topladıktan sonra telefonundan bir şeylere bakar. Bende çalışma masasının yanındaki minik kare masanın üzerindeki kağıtları görür görmez onun çalışma kağıtlarını yemeye çalışırım ve her seferinde bunu görünce “Hayır Misha!” diye bağırır. Sonra beni kucağına alır ve odadan çıkartır. Bir süre sonra evdeki diğer kişiler de uyanır. Özge uyanınca aşağı iner ve ben de onun peşinden aşağıya koşarım. Bana mamamı ve suyumu verdikten sonra sokak kedilerine de mama ve su verir. Kahvaltılarını bitirdikten sonra Özge işe gider. Ela ve Kurt Efe ise evde benimle kalır. Hemen yukarı çıkarlar ve derslerini açarlar. Bir kaç derse girdikten sonra eve Esma Hanım gelir. Esma Hanım kedi ve köpeklerden çok korkar. Tabi benden de. O yüzden ne zaman onun yanına gitsem korkar. Fakat eve geldikten birkaç dakika sonra verandanın kapısını açar ve gitmeme izin verir. Önce biraz bahçede dolaşırım. Sonra da sokağa çıkıp arkadaşım Şanslı ile oynarım. O bembeyaz bir kedi, ben ise tekir bir kediyim. Bazen dolaşırken Kaplan ile karşılaşırım. O da bir kedi. Fakat herkese kötü davranır. Bana da sataşır. Ancak ben ondan kaçarım. Hava kararmadan eve varmaya çalışırım. Eve vardıktan sonra Ela’nın ödevleri bitmişse benimle oyun oynar. Fakat kardeşi benimle oyun oynamaz. Onun bazı oyuncaklarını yemeye çalışıyorum diye bana kızar. Oyun oynadıktan sonra Özge de gelir. Sonra Esma Hanım gider. Herkes akşam çok yorgun olur Kurt Efe televizyon seyreder, Ela telefona bakar ya da kitap okur. Özge ise mesajlarına bakar. Bir süre sonra herkes hazırlanıp yatağına yatar. Ama yukarı çıktıklarında Efe’nin yatağında beni görürler. Orayı çok seviyorum. Herkes uyuduktan sonra ben de uyumaya karar veririm. Sıcak bir yer bulup oraya kıvrılıp yatarım.

(Visited 16 times, 1 visits today)