Kırmızı Gözler

Yıl 1993 bir sonbahar sabahı yağmur çiselerken kıyafetlerimi giymiş dışarı çıkmak için hazırlanıyordum. Montumu da giyerek kapıyı açtım ve karşımda en yakın arkadaşım Cengiz’i gördüm. Şaşkın ve dalga geçer bir tavırla “Hayırdır Cengiz bizim evin önünde mi yatmaya başladın?” dedim. Cengiz artık onunla dalga geçmeme alışmış olacak ki dediklerime aldırmadan “Bugün mahallenin ucundaki garip eve girmek için sözleşmiştik ya.” dedi.

 

“Hiç merak etme zaten o yüzden hazırlandım.” dedim ve sırt çantamı açarak içindeki feneri ve çizgi romanları çıkardım. “Feneri anladım da çizgi romanları neden aldın Ali?” dedi. “Eve giremezsek okuruz diye.” dedim. Cengiz ile birlikte sırasıyla Mehmet’in, Selim’in ve Eda’nın evine gittik. Grubu topladıktan sonra hep birlikte o garip evin yolunu tuttuk. İçeri girmek için sadece kapıyı usulca itmemiz yetti. O sırada gözüm isteksiz ve tedirgin görünen Selim’e takıldı. “Ne oldu Selim korktun mu?” dedi Mehmet, onun da dikkatini çekmiş olacak ki. “Ne alakası var sadece yaptığımız şey saçma geldi, elimize ne geçecek ki girince?” dedi. “Mızıkçılık yapma Selim eğleneceğiz işte.” dedi Eda. Selim en sonunda ikna oldu. Cengiz bana dönüp “Çok korkuyor kesin kaçar hemen!” dedi ve ekledi “Var mısın iddiaya?” diye sordu. “Tamam” dedim elimi uzatırken “Nesine?” . “Çizgi romanlarını alırım.” dedi. Anlaştık ve eve girdik. İçerisi zifiri karanlıktı feneri açtım ve önden yürümeye başladım. İlk katı gezdik her şey yolundaydı ancak ikinci kata çıktığımızda önümüzden hızlıca bir şey geçti. Kapıya doğru yöneldik ancak kapıyı açamadık hızlıca aşağı kattaki odalardan birine girdik ve hepimiz bir yere saklandık. O sırada yukarıda önümüzden geçen şey de odaya gelmişti. Pencereden sızan ışıktan onu az da olsa görmüştüm. Gerçekten bir insana hiç benzemiyordu. Uzun tırnakları ve büyük, kırmızı gözleri korkmama yetmişti. Odada bir süre kaldı ve daha sonrasında ağır adımlarla odadan uzaklaştı. O şey odadan çıktıktan sonra hızlıca saklandığımız yerlerden çıktık ve koşarak kapının yanına gittik, neyse ki kapı bu sefer kolayca açıldı ve biz koşarak oradan uzaklaştık. Şimdi 39 yaşındayız ve o arkadaşlarımla arada buluşuyoruz ama hala o evde bizim varlığımızı hisseden o şeyin ne olduğunu bilmiyoruz fakat insan olmadığına eminiz. Ara sıra rüyalarımda o kocaman kırmızı gözlerini karanlıkta parlarken görüyorum.

 

(Visited 320 times, 1 visits today)