Kısa Hayatın Uzun Deneyimleri

Bir adam bana yatsı namazı arifesi abdesthanede  şöyle demişti “Hayat bir pazar yeridir kefenini seçer gidersin”. Deneyimli, dolu bir insana benziyordu. Sohbet ettik bayağı. Her memleketime gittiğimde ziyaret ederim o ak sakallı, üstündeki örgü kahverengi yeleğiyle sakin sessiz adamı. Her oturuşumda gece uykuya dalana kadar geçiririm.

Biz insanoğlunun yaptığı çok yanlış var, bana göre en büyüğü birisi bizi bir saniye üzdü diye günün geri kalan her saniyesini üzgün geçirmek. Bizim başkasına göre değil, kendimize göre yaşamamız lazım ( tabii akli dengemiz yerindeyse).  Sığmamamız lazım yere göğe. Deli dolu yaşamamız lazım. Yaptıklarımızdan değilde yapmadıklarımızdan pişman olmamız lazım. Kefenimizi kendimize göre renkli bişey seçmemiz lazım. Yoksa neden yaşıyoruz ki. Koyun gibi değilde at gibi özgürlüğümüz için yaşamamız lazım. O oraya gidiyor diye değilde kendi süzgecimizden geçirdik diye o yöne gitmemiz lazım. Yanlışlarımız sorun değil bence, o sorunu kendimize ders olarak görmezsek sorun. Yeni girişimler yapmamız lazım bence, olduğumuz yerde saymak yerine tabanımızı sağlama alıp üstüne gökdelen dikmeye çalışmamız lazım. Yoksa bir zaman sonra hayatımız aynı şekil devam eder ve yaşama zevkimiz kalmaz. Düşünün, her gün sabah kalkıp yüzünüzü yıkayıp kahvaltınızı yapıp işe gidiyorsunuz, işten gelip çalışıp yatağa gidiyorsunuz. Bu maksimum bir kaç ay sürer. Sonra? Gerçekten zevkle mi yapıcaksınız işinizi? Kesinlikle hayır. Arada bir tatil ile hayatınızı tatlandırır tatmin oldum diyip kendinizi kandırırsınız. Her türlü kendimizi geliştirmemiz lazım.  Dünyayı gezmemiz lazım. Para elde etmemiz lazım. Tabiiki günümüz şartlarında meslek mevcudu gerçekten az. Elbette göçmenlerin etkisi var fakat ülkemiz zor dönemlerden geçiyor düzeltilmesi için hala geç değil fakat her alanda iyi politikalar izlememiz lazım. Diğer elimizde de kendimize olan inancımız, istikrarlığımız ve azmimiz var. Yapan bu dönemde bile yapacağını yapıp kendini bir şekilde bir yerde belli ediyor ve kendini her anlamda geliştirmiş bir kişi oluyor genelde. Dağa taşa, yere göğe sığmamış bir insan oluyor. Bizim şu an onlardan eksiğimiz ne? Hâlâ geç değil, kalkıp bir şeyler yapmamız lazım. Zorlumu? Evet zorlu fakat imkansız değil. Başkasından ziyade kendimiz kurtarıp iyi bir hayata depar atmalıyız.

Günümüz şartlarından dolayı şanssız bir konumdayız. Bu durumdan sadece bizi biz kurtarabiliriz. Aynı anda kendimizi sadece biz durdurabiliriz. İkincisini tercih edip kalkıp kral gibi bir hayat yaşamayı hak etmemiz lazım. Haydi dostlar..

 

(Visited 15 times, 1 visits today)