Kızlar mı, Erkekler mi?

Başarı bir şeyin ya da bir kişinin ölçebileceği bir şey değildir. Bir insanın başarısı bir başka kişinin de olucak diye bir sonuç asla çıkarılamaz. Peki ya o zaman başarı ne?

Küçüklüğümüzden beri bize aşılanan başarı tanımına kimin karar verdiğini hiç düşündünüz mü, peki ya bu şeye nasıl karar verildiğini ? Biz bize ne denirse ona uymayı ve onu başarmayı amaçladık hep. Ben okul hayatıma başladığımdan beri bi tanımım vardı başarı için. Hiç o tanıma nasıl vardığımı sorgulamadım ben , ta ki neden hiçbir zaman tatmin olmadığımı sorgulayana kadar. Ne zaman deneme sınavı yaklaşsa içimden ya şu sırada olamazsam, ya şunun altında olursam diyip durdum. O sıra benim için başarıydı hep. Ne yaparsam yapıyım o sırada olmalıydım. Her deneme sonrası eve giderken sonucum değil de kaçıncı olacağım aklımdaydı. Yanlışlarıma bakıp onlardan ders çıkarmam gerekirken kimin ne yaptığına göre sıralama yapardım. Her geçen gün daha mutsuz ve daha yetersiz hissettim. Sanki kendim değil de başkası olmak istiyordum. Ne yaparsam yapıyım erkekler daha üstün daha başarılı oluyordu. Bunun sadece bi toplum baskısı ve insanların dar görüşlülüğü olduğunu anlamam ne kadar zaman alsa bile bunun farkına varamayanlar da vardı.

Ne zaman bir erkek çocuğu ile bir kız çocuğu karşılaştırılırsa erkekler daha güçlü anılırdı. En basit örnek ne zaman bir şey taşınılacak ya da onarılacak olsa kadınlara çekilmesi ve o işin erkeklere göre olduğu söylenir. Bu öğrenim hayatında da oldukça sık rastladığımız bir şey olması yanı sıra artık bir de kamuoyuna sunulması büyük bi yetersizlik hissi oluşturuyor. Eski dönemlere dayanan erkekler daha başarılı inancı dönemin şartlarına bakılırsa aşılmış olmalı. Herkesin başarısının kendine olup başkasının başarısıyla asla kıyaslanmamalıdır. Bir insan kendi başarısıyla anılmalı ve bu kişinin yaşına ya da cinsiyetine bağlı kalmaksızın başarı sayılmalıdır.

 

Her insanın becerisinin aynı dal üzerinden de sorgulanması yanlıştır aslında. Eğitim başarısı düşük bir insan bir sanat dalında çok iyi olabilir. Bu o kişiye ve yatkınlığına bağlıdır. Yapılan cinsiyet ayrımları o yılda ki kız ve erkek öğrenci oranına göre bile değişiklik gösterir. Bu yapılan karşılaştırma bana kalırsa cinsiyetçilikten başka bir şey değildir. Bana göre başarı sayılan şey o rakamlarda yalanlanırsa bu beni kendimi sorgulamaya iter. İşte tam bu yüzden çoğu kız çocuğu okula gitmese de olur o zaten başarılı olamaz deniyor. Bir erkek çocuğu neyse bir kız çocuğu da odur. İkisi de başarı düzeyi aynı olan insanlardır. Onları farklı yapan şey başarı dedikleri şeydir. Hiç bi insan o rakamlara göre birinin başarısını ölçemez. Önce başarının o kişiye ne anlam ifade ettiğine bakılmalı. Benim için başarısızlık olan şey başkası için uzun zamandır çabaladığı bir başarı olabilir aslında.

Sorumuza gelirsek evet , bence cinsiyete göre başarı oranının kamuoyuna sunulması bir kişinin özgüvenini yanlış yola iteler. Sunulan ölçüler bence kimse açısından bir kazanç ya da kayıp değildir çünkü. Bence başarıyı ölçmek istiyorsak o kişinin hedefinin neresi olduğunu da bilmeliyiz.

(Visited 13 times, 1 visits today)