Küçük Bir Düş

Her insanoğlu yarattığı yeni hayallerle hayatını huzura kavuşturmak ister. Kimisi hayallerinde mutluk, huzur düşlerken kimisi para, şöhret düşler. Kimisi huzuru yakınlarında ailesinde, akrabalarında, arkadaşlarında, sevgilisinde ararken kimisi de gerçek olmayan karakterler de arar. Bunu da her yiğidin farlı bir yoğurt yiyişi vardır atasözüyle tanımlaya biliriz. Ben de şansımı kendi düşlerimi süslemem yardımcı olan olağanüstü karakterlerimi seçtim.

Dünyanın daha önce hiç ayak basılmamış ovaların, dağların olduğu hiçbir insan elinin değmedi etrafında daha önce var olmamış yiyecekler ile meyveler ile etrafının çevrildiği tek katlı ahşaptan yapılan üçgen şeklinde, küçük bir evdi benim huzurum düşlerimde. Ama bu ev şefkat ve sevgi ile o kadar doludur ki güneşten çok o yayar ışıklarını etrafa. Tek katlı olmasına karşın bir dünya insanı içine sığdırabilecek kadar da konuk severdir. İlk kar taneleri güneş ışığı önce bu evin çatısından süzülür sonra uzak diyarlara sevgi dağıtır. Hiç bitmeyen ışığı ile yolunu kaybetmişlere yol gösterir.  Ahşap tahtalarından ise gök kuşağının tüm renklerini tonlarının tüm kötülüklerin, adaletsizliklerin üstüne gün gibi doğar onları renklendirir. İçinde barındırdığı dört oda ve çatı katında bulunan küçük yatak odası ile bir insanın sahip olmak isteyeceği en değerli mücevherleri bile geride bıraktıracak güzelliktedir bu şefkat dolu yuva. Evin kapısı hiçbir zaman kilitli olmamasına karşın evin sıcaklığına bir damla bile soğuk işlemez.

Eve ilk girerken kapının hemen arkasında bulunan kısa ama bir o kadar çok da göz alıcı figüranlarla süslenmiş kocaman bir duvara benziyordu. Girişten sonra ‘N’ şeklindeki köşeler ile sıralanmış odalar ile karşılaşırsınız. İlk odanın içerisinde size dilediğiniz tüm sanat dallarını yapabilmeniz için imkân sunan bir oda vardır. Onun hemen çaprazındaki ikinci oda da ise sizi salon karşılıyor odayı bunaltıcı havadan kurtarmak için kullanılmış rengârenk mobilyalar, eşyalar ile oda size salon hissiyatından çok hayallerinize eşlik edecek bir oda haline gelmiştir. Odada duvara monte edilmiş televizyonun altındaki 3 kapaktan oluşan dolapta ruh halinize eşlik etmesi için çeşit çeşit planlar, oyunlar, kitaplar, DVD’ler sıralanmış bir şekilde sizin onlara dokunmanızı onlarla acılarınızı, mutluluğunuzu, heyecanınızı, nefretinizi, sevginizi paylaşmanızı beklemekteler. Bir diğer ve sonuncu odada ise sizin ufkunuzu genişletmeniz için dizayn edilmiş çeşitli eserlerle size kucak açmaktadır. Duvarlarında dünya haritası, raflarında ise her alanda yazılmış en başarılısından en deneyimsiz kitaplar sizinle bilgilerini paylaşmak için ordadır. Sadece bilgi ile sınırlandırılmamış olup tüm ev ve odalardaki gibi sizin aklını çelecek tablolarla da kalbinize ulaşır.

Bu küçük ama bulabileceğiniz tüm bilgileri, sevgiyi, şefkati, umutları, yaşama sevinciniz için ihtiyaç duyduğunuz tüm hayallerinizi yaşatmanıza yardımcı olacak duyguları içinde sizler için barındırmaktadır. Tek yapmanız hayallerinizin peşine düşmek, onları canlı tutmak için elinizden geleni ardınıza koymamaktır. Ancak bu şekilde siz de kendiniz için bir yuva olursunuz ve içine istediğiniz tüm hayallerinizi sığdırısınız. İnsan dünyada hayal ettiği müddetçe yaşar. Siz de bu yaşamın içinde var olmayı dilemez misiniz?

(Visited 10 times, 1 visits today)