SU HAYATTIR

LABAN’ IN BİR GÜNÜ

Laban, doğduğu Afrika kıtasındaki köyünde annesi, babası ve iki kardeşi ile bungalov bir evde yaşamaktadır. Köyleri, yağmur sularıyla beslenen bir gölete 7-8 km mesafededir. Bu gölet kuruduğunda ise en yakın su kaynağı 30 km uzaktadır. Köyleri de kıtaları gibi kuraklığın, açlığın ve hastalıkların pençesindedir. Evlerinde musluğu açıp kullanabilecekleri bir çeşmeleri, en fazla iki günde bir duş alacakları banyoları, çamaşırlarını yıkayacakları çamaşır makinaları, yiyeceklerini koyacakları buzdolapları, canı sıkılınca izleyebileceği televizyonları ve hatta tuvaletleri bile yok. Elektrikleri yok, arabaları yok, okulları yok, hastaneleri yok. Bizim bu yokluğu anlamamız çok zor.  Su yok. Su olmayınca tarım da yok. Hayvanlar da yok denecek kadar az ve bakımsız. 11 yaşındaki Laban’ ın bir gününü dinleyerek anlamaya çalışalım.

Laban, sabahın ilk ışıklarıyla ve açlık hissiyle uyandı. Babası gün doğmadan çıkmıştı evden. Annesi ise evdeki son suyu, içerisindeki mikropları arındırmak için dışarıda yaktığı ateşte kaynatmakta idi. Bir parça kuru ekmek ve biraz su. Laban’ ın rutin kahvaltısı. Kahvaltıdan sonra 7-8 km uzaktaki göletten günlük su ihtiyaçlarını karşılamak için yola çıktı Laban. Acele etmeliydi çünkü o geldikten sonra kardeşlerine bakacak, annesi de su getirmek için gidecekti. Laban yanına aldığı iki bidonla olabildiğince hızlı adımlarla gölete geldi. Küçük bir tasla bidonlara göletten su doldurdu. Hiç vakit kaybetmeden eve doğru yola koyuldu. Eve gelmesi beş, altı saati sürmüş ve onu çok yormuştu. Açlık, yorgunluk ve halsizlikten olduğu yere yığılmış, kendisinden geçmişti. Annesi kısa bir süre sonra O’ nu zor da olsa uyandırdı. Annesi su getirmek için gittiğinde kardeşleriyle Laban ilgilenmeliydi. Annesinin dönmesi akşamı buluyordu. Bazen babası bile annesinden önce eve geliyordu. Akşam yemeğinde babasının daha önce avladığı veya kesmek zorunda kaldıkları hayvanların kurutulmuş etinden birer parça ve varsa bir miktar süt içiyorlardı. Laban yarın tekrar su getirmek için gölete gideceği, gitmesi gerektiği gerçeği ile uykuya daldı.

Laban’ ın günleri rutin olarak böyle geçerdi. Gölet kuruduğu zaman sıkıntıları artar, köye yardımsever insanlar geldiği zaman ise rahat bir nefes alırlardı.

(Visited 27 times, 1 visits today)