Laboratuvar Faciası

Şimdi size anlatacağım şey geçen hafta olmuş bir olay ve bu olay sonucunda şuan bahsedeceğim laboratuvar yok ve dünyanın üstünde gezen yeni bir tür ”İnsan” var.

Benim ismim Hange Lotr, 22 Yaşıma yeni girdim ve devlete bağlı gizli bir şirkete ait olan laboratuvar tesisinde çalışıyorum. Bu laboratuvar yerin 10 kilometre altında bulunuyor ve güvenlik seviyesi de en üst düzeyde. Bunun yanı sıra içinde son derece gizli insan deneylerinin yapıldığı ve Dünyanın seyrini değiştirebilecek şeylerin bulunduğu odalar var. Tesisde yapılan deneylerin amacı tek başına binlerce hatta on binlerce askere karşı koyabilecek, kod ismi ”Süper Asker” olan gerekirse mekanik gerekirse biyolojik açıdan insan bedeninin sınırlarının çok üstüne çıkmış bir silah ortaya çıkarmak. Deneyleri sürdürebilmemiz için devlet tarafından tesise her ay yeni insan denekler getiriliyor ve bu çok gizlice yapılıyor. Genellikle gelen her denek yetimhaneden veya kimsesiz çocuklar oluyor. Sanırım devletin bu çocukları göndermesinin arkasındaki sebep o çocukların hiçbir şeye sahip olmaması. Bir salı sabahıydı ve her zamanki gibi iş yerine gitmeye hazırlanıyordum. O sırada patronum tarafından laboratuvarın on yaşına girdiğini ve herkes için bir ziyafet hazırladığını söyleyen bir e-posta aldım. Bunun ardından kıpır kıpır oynamaya başladım ve hemen beni almak için gelen şoförümün arabasına binip laboratuvarın bulunduğu sektöre tek gidiş yolu olan metro istasyonunda indim. Bundan sonrada gelen metroya binip laboratuvarın girişinde indim. Benim gibi herkeste de bir sevinç vardı ve laboratuvarın o soğuk havası bir günlüğüne kaybolmuştu. Hemen kendi ofisimin bulunduğu D sektörüne gittim ve işe koyulmaya başladım. Bilgisayarı açıp kayıtlara bakarken gözüme bir şey çarptı. Burada laboratuvarın açıldığı zaman yapılan ilk insan deneylerinden sonra on yıl hayatta kalmış bir deneğin kaydı vardı. Detaylarını araştırmak istedim ama yetkim yetmediği için yapamadım. Aradan saatler geçti ve parti zamanı geldi. Herkes lobide toplanmıştı ve başkanın konuşma yapması için kürsüye çıkmasını bekliyorlardı. O sırada bende iş arkadaşlarıma komik şakalar yapıyordum ve bugün gördüğüm garip denek kaydını anlatıyordum ki başkan kürsüye çıkıp konuşmasına başladı.

Sektör Başkanı Erwin: Bugün bizim için çok güzel bir gün! Çünkü bu tesis tam olarak 10 yıl önce, tam bu saatlerde kuruldu! Buranın on yıl ayakta kalmasına yardımı dokunan sayısız çalışanımız için en içten teşekkürlerimi sunuyorum ve sizi bir ziyafete davet ediyorum! İstediğiniz kadar yiyebilirsiniz, her şey bedava!

Kalabalık: *alkışlar* *ıslıklar* *bağırışlar*

O sırada bende arka taraflarda bir şeyleri inceliyordum ki deneklerin bulunduğu sektörde çalışan bir arkadaşım orada kendisi için çok önemli bir şey unuttuğunu söyleyip mümkünse alıp geri gelmemi söyledi, yanında erişim kartını da verdi ki kapıda kalmayayım. Hemen odaların bulunduğu sektöre gittim ve odaları araştırmaya başladım ama bazı odaların ışıkları arızalıydı ve kapıyı açıp açmamam gerektiğini bilemiyordum.  Tüm odaları araştırdım ve arkadaşımın istediği şeyi bulamadım, ama eli boş geri dönmekte istemiyordum ve koridorun sonundaki odaya doğru yöneldim ve ”Girilmez!” yazan kapıyı ardına kadar açmış bulundum. İçeride insanımsı şekle sahip, yaklaşık benim yaşlarımda olan bir kadın duruyordu ama bacakları tamamen mekanik ve omuzlarında metal parçalar bulunuyordu, bunun yanında gözleri de daha önce hiç görmediğim bir şekilde parlıyordu. Hoşuma gitmişti ve bir anlığına elim hemen yanımda bulunan dosyaya ulaştı ve dosyayı açtığımda içinde şunlar yazıyordu:

Denek 001
İsim: Karen Guils
Yaş: 20
Cinsiyet: Kadın
Tesise getirilme tarihi: 2 Nisan Salı 2030
Amaç: İlk ”Süper Asker” deneyi
Sonuç: Başarılı
Tahmini Asker Sayısı: 100.000 üstü
Tehlike Seviyesi: Maksimum

Bunları okuduktan sonra aklıma tarihin 2 Nisan Salı 2040 olduğu aklıma geldi ve karşımda durup beni baştan aşağı süzen şey de on yıl hayatta kalmayı becermiş, tehlike seviyesi maksimum olan bir denek olduğunu anladım. Korkuyla irkildim, hareket edemiyordum ve beni öldürmemesi için sadece dua edebiliyordum. Ama orda durdu ve ağzından birtakım kelimeler çıktı. ”Teşekkürler.” bu kelime o tüm tesisi yıkıp geçmeden önce duyduğum son şeydi. Kendi hayatımı o karmaşadan zor kurtardım ve yer yüzüne ulaştım. Ama her şey için artık çok geçti çünkü denekler çoktan yer yüzünde karmaşa yaratmaya başlamışlardı.

(Visited 40 times, 1 visits today)