Mandela Etkisi Nedir?

Mandela etkisi, 2010 yılında Fiona Broome adlı bir yazar tarafından ortaya atılan bir fikirdir. Bu fikrin ilham kaynağı, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyasi devlet başkanı olan Nelson Mandela’dır. Ayrımcılık karşıtı bu devlet büyüğünün ölümüyle ilgili yazar Fiona Broome, “Nelson Mandela’nın 80’li yılların sonunda öldüğüne eminim. Hatta o öldükten sonra meydana gelen olayları daha dün gibi hatırlıyorum. Televizyonda gösterilen cenazesini, çeşitli şehirlerde meydana gelen olayları, dul kalan eşinin yaptığı o yürek burkan konuşmayı…” diyor. Oysa Nelson Mandela 5 Aralık 2013’te aramızdan ayrılmıştı.

Bu olaydan yola çıktığımızda buna benzer bir sürü örnekle karşılaşabiliyoruz. Örneğin Monopoly oyununun figürü olan yaşlı adamın gözünde bir monokl var mı? Bir çizgi film karakteri olan Temel Reis’in çapa dövmesi hangi kolundaydı? Pokemon’daki Pikachu’nun kuyruğunun ucu siyah mıydı? Nestle’nin ürettiği çikolata “KitKat” olarak mı “Kit-Kat” olarak mı yazılıyor? Volkswagen markasının logosundaki “v” ve “w” harflerinin arasında çizgi var mı? Bir çizgi film karakteri olan Mickey Mouse’un pantolon askısı var mıydı? Star Wars’taki o meşhur replik “No, I am your father.” şeklinde mi “Look, I am your father.” şeklinde miydi?

Hayır, Monopoly maskotunun gözünde bir monokl yoktu. Temel Reis’in iki kolunda da çapa dövmesi vardı. Pikachu’nun kuyruğunun ucu siyah değildi. Nestle’nin çikolatası “KitKat” olarak yazılıyordu. Wolkwagen markasının logosundaki “v” ve “w” arasında çizgi vardı. Mickey Mouse’un asla bir pantolon askısı olmamıştı. Star Wars’ta Darth Vader Luke Skywalker’a “No, I am your father.” diyordu.

Bu gerçekleri büyük bir kitle yanlış hatırlıyor. Peki bunun sebebi ne olabilir? Bu konu üzerine türetilmiş birçok fikir ve teori bulunmakta. Ancak bu fikirler arasında en çok kabul gören iki tane teori var. Bu teorilerden ilki bir zaman yolculuğuna dayanıyor. Bu fikre göre gelecekte veya geçmişte yaşayan bir zaman yolcusu ya da uzayın herhangi başka bir yerinde yaşayan bir mekan yolcusu dünyada geçmişte yaşanan bir olayı değiştirdi ve bunun üzerine her şey adeta domino taşları gibi birbirinden etkilenerek kelebek etkisi yarattı ve bazı şeyleri değiştirdi. Örneğin gelecekten gelen bir zaman yolcusu geçmişe giderek Monopoly maskotunun ilham kaynağı olan adamın gözünü tedavi etti ve bu adamın bir monokl takmasına gerek kalmadı. Monopoly’nin tasarımcıları da böylelikle maskota bir monokl eklemedi. Ancak bu olay Monopoly oyunu çıktıktan sonra gerçekleştiği için yani gelecekten gelen zaman yolcusunun bulunduğu sabit zamanda zaten Monopoly oyunu bulunduğu için bazı insanlar eskiyi hatırlamaya devam etti ancak bu monokl çoktan her yerden silinmişti bile. İkinci fikir ise paralel evrenlerin çakışması şeklinde. Bu teoriye göre yaşadığımız dünyaya çok benzeyen ancak ufak tefek detaylarla bizden farklı olan bir veya birden fazla paralel evren bulunuyor uzayda. Ve bu paralel evrenler bir gün birbirleriyle çakıştıklarında her iki paralel evrende de bazı değişiklikler meydana geliyor. Kimileri normali hatırlarken kimileri alternatif gerçeği zihninde tutuyor.

Ancak bu olayın bir de bilimsel yüzü var elbette. 19. Yüzyılın sonlarında Korsakov adında bir bilim insanı olmamış şeyleri olmuş gibi hatırlama durumuna Korsakov Sendromu adını vermiş. Bu duruma psikolojide Konfabülasyon adı verilir. Bu durum aslında hafızamızın bizi aldatmasına dayanır. Hatta hafıza aşılama tekniğiyle hayali anı sendromu bile oluşturulabilir. Bunu ispat etmek için yapılan bir çalışma var: “Alışveriş merkezinde kaybolma” deneyi. Bu deneyde deneklere yaşadıkları üç olay ve yanında da uydurma bir olay vermişler. Bu deneyde bu olaylarla ilgili deneklerin kendi hatırladıklarını söylemeleri istenmiş ve denekler tarafından uydurma olaya bile verilen birtakım detayların olduğu gözlemlenmiş.

Her şeye rağmen var olabilecek herhangi bir paralel evrenin veya gerçekleşmiş olabilecek bir zaman yolculuğunun ihtimali bile biz insanların oldukça hoşuna gidiyor ki bu olay bu kadar kısa bir süre içerisinde bu kadar rağbet görüyor. Kabul etmeliyiz ki bazen bazı gizemli olayların çekiciliğine aldanıp mantıklı açıklamalara kulak asmadan inanmak istediğimiz gizemlere inanıyoruz.

KAYNAKÇA:

(Visited 346 times, 1 visits today)