Hands holding the bars

Masum

“Bazen her şeyin bitmesi bazı şeylerin başlangıcı olabilir.” Gece yarısı bu cümleyi düşünerek tek bir ışığın içeri süzülmediği hapishane hücresinde kendime bir umut ışığı arıyordum. Zihnim bana bir sihirbazlık numarası mı yapıyordu, yoksa vücudumun her hücresinin söylediği gibi masum muydum?

Bu karanlık mezarlığı andıran hücrede geçirdiğim 72 saat… Bu 72 saat içinde bütün benliğimle zihnimin derinliklerine ulaşmaya çalıştım. Bazen kendimden çok uzaklaştım adeta bir yabancı gibi bazen de kendimle hiç yakın olmadığım kadar yakın oldum ve bunların hepsi sadece 72 saatte zihnimdeki labirentleri çözmeye çalışırken oldu. Acaba çıkışa ulaşıp kabusum sona erecek miydi?

O günden hatırladığım tek şey gözlerimi bir hastane odasında etrafımda hiç tanımadığım beyaz önlüklü ve ellerinde telsizler tutan bir grup insana açmakla oldu. Kendime ben kimim, nereden geldim gibi sorular sorsam da aldığım tek cevap hiçlik olmuştu. Bir anda polisler tedavimin sona erdiğini söyleyip ellerim kelepçelediler. İşte tam o sırada bazı şeylerin ben bilmesem de kötü şekilde geliştiğini anlamıştım. Beni birini kaçırıp alıkoymakla suçluyorlardı ama ben daha kendimden kaçamıyordum ki.

Zamanla bazı parçalar tamamlanmaya başladı, bu süre zarfında bu dört duvara ve kimseyle konuşmamaya alışmaya başlamıştım zaten ne hakkında konuşabilirdim? Zihnime sımsıkı tutundukça o da bana cevap vermeyi ihmal etmedi. Ben iyi bir aileden gelen , ileri düzey eğitimler görmüş, çevresi tarafından sevilen bir kızdım. Çocukluğumu hatırladıkça gitgide dünyam tekrar karardı.

Benim tam 10.yaş günümde evimizde büyük bir yangın çıkmış ve ailemden kurtulan tek kişi ben olmuştum. İşte o zamandan itibaren kader ağlarını örmeye başlamış ve böylece benim de yetimhanedeki hayatım da bana merhaba demişti, İlk zamanlar, yetimhanede hiç arkadaşı olmayıp sus pus oturan bir çocukmuşum ama sonrasında Can’la tanışmamla her şey değişti. Can ile ben birbirimizin en yakın arkadaşı olmuştuk ama aynı zamanda birbirimizin ailesi de olmuştuk. Ben bir daha yangında insanlar ölmesin, onları kurtarabileyim diye doktor, Can ise bu acımasız dünyaya olabildiğince adalet getirmek için avukat olmuştu. Yıllar geçtikçe aramızdaki bağ daha da güçleniyordu ama şu an beni bu dünyadaki tek ailemi kaçırıp ona zarar vermekle suçluyorlardı. Karıncayı bile incitmeye korkan ben bunu yapmış olabilir miydim?

Aradan bir az daha zaman geçti ve Ay, Güneş’i kovalamaya devam etti. Sonunda o hastanedeki geceden önceki günü hatırlamayı başarmıştım. Can ve ben eskiden yapmayı sevdiğimiz gibi kamp yapmaya ormana gitmiştik. Her şey son derece güzel ve huzur doluyken bir anda silah sesleriyle irkilmiştik. Bir anda, çadırdan çıkıp silah sesinin geldiği yere gittiğimde yerde kanlar içinde yatan bir kız ve onu vuran acımasız caniyi görmüştük. Adam bizi burada görmeyi daha doğrusu birini görmeyi beklemiyordu ve aniden silahını bize doğrultu. Biz de koşmaya başladık zaten başka ne yapabilirdik ki. Adeta kedinin fareyi kovalayışı gibi bizi kovalıyordu, Artık kaçabileceğimiz bir delik kalmamışken bir silah sesi daha duyuldu ve Can yere yığıldı. Ardından ikinci bir kurşun daha patladı ve bu kez vurulan da ben olmuştum. Hatırladığım son şey benim ve Can’ın acı içinde kıvranışı olmuştu. Zaten sonrasında da gözlerimi hastane odasında açmış ve dünyayla olan bağlantım kesilmişti. Peki masumiyetimi nasıl kanıtlayacaktım ve Can’a ne olmuştu?

Hemen hatırladığım şeyleri anlattım ama elimde bir kanıt olmadığı için onları inandıramayacaktım. Can ise bu süre boyunca komadaydı ve o yüzden beni bu delikten kurtaramamıştı. Artık tek ümidim bir an önce Can’ın uyanıp bu kabusa son vermesiydi. Her şeyin üstünden 1 yıl geçmişti, Can hala uyanmamış ve benim içinde artık umuda dair bir şey kalmamıştı. Hatta ve hatta bu dört duvar içinde kalmaya alışmaya başlamıştım bile denebilir. Tam ben  her şeyimi yitirdiğim anda Can sürpriz yapmaya karar verir gibi bu nankör hayata geri dönmeye karar vermişti. Uzak ve imkansız görünen bir şey, bir anda mümkün olabilir adeta yağmurun ardından çıkan gökkuşağı gibi.

(Visited 4 times, 1 visits today)