Sheet music, music books, music on paper. Abstract picture background, the theme - music and art.

Melodilerin Gücü

Müzik, sanatın en saf biçimidir ve bu nedenle güzelliğin en doğrudan ifadesidir, tek, basit ve ruh doludur. Yıldızlı takımyıldızları, akşam gökyüzü, ilk söylediği sözün gizemine şaşkınlık içinde kalmış, aynı kelimeyi defalarca yazıp durmadan neşeyle dinleyen bir çocuk gibi görünür güzel bir şarkı eşliğinde.

 

Temmuz ayının yağmurlu gecesinde, karanlık çayırların üzerindeki pıtırtılı yağmur, uyuyan dünyanın sükuneti üzerine perdeyi örttüğünde, bu yağmurun pıtırtısının monotonluğu bile huzurlu gelir insana. İşte müziğe bu denli ihtiyaç duyar insan. Nemli otların ve ıslak toprağın kokusu, köy kulübelerinin etrafında toplanmış belirsiz karanlık kütlelerinin üzerinde yükselen tapınağın sivri tepesi – her şey, gecenin kalbinden yükselen, tek bir sesle karışan ve kaybolan notalardır aslında. Durmaksızın yağmur ve beraberinde güzel bir melodi gökyüzünü doldurur.Bu nedenle gören gerçek şairler, evreni müzikle ifade etmeye çalışırlar. Tabii ki her şarkı herkese hitab etmez, herkesin zevkleri farklıdır.

 

Büyüdükçe, müzik zevklerimiz, özellikle ebeveynlerimizden farklı olarak, bireysel kimliklerimizi oluşturmamıza gerçekten yardımcı olur. Ama aynı zamanda insanların erken yaşta dinledikleri müzik, onların güvende ve evde hissetmelerini sağlayan konfor müziği haline geliyor. Büyüdüklerinde, o müzik kim olduklarının bir parçası olacak, anılara bağlanacak ve büyüyecek. Tüm bu güçler, müziğin bizim için neden bu kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bilimse araştırmalara göre en popüler kırk pop şarkısının hayranları dışa dönük, dürüst ve geleneksel olma eğilimindedir. Pop müzik severler çalışkan ve yüksek özgüvene sahipken, araştırmacılar daha az yaratıcı ve daha tedirgin olma eğiliminde olduklarını öne sürüyorlar. Rap severlerin daha agresif veya daha şiddetli olduğu stereotipine rağmen, araştırmacılar aslında böyle bir bağlantı bulamadılar. Rap hayranları araştırmalara yüksek özgüvene sahip olma eğiliminde ve genellikle dışa dönük oluyorlar. Aynı rap müzik gibi rock hayranları için de agresif denilse de bilim adamları rock fanlarının daha içe kapanık ve antisosyal olmaya eğilimli olduklarını iddia ediyorlar. “Indie” türün hayranları da yine rock severler gibi genellikle içe dönük, entelektüel ve yaratıcı oluyorlar. Araştırmacılara göre, daha az çalışkan ve daha az nazik olma eğilimindeler. Pasiflik, kaygı ve düşük özgüven ise diğer yaygın kişilik özelliklerinden.

 

Müziğin kişiliğimize olan etkisini gördük, peki ya hayata bakışımız? Her gün kulaklığınızı takıp dinlediğiniz şarkıların hayat felsefenizi değiştirebilecek veya etkileyebilecek olması hi, gerçekçi gelmiyor kulağa, biliyorum. Fakat yine yapılan araştırmalara göre hızlı ve neşeli şarkıları tercih eden kişilerin hayata yaklaşımı daha umursamaz ve optimistikken daha yavaş ve melankolik şarkılar seven kişiler analitik, ağırbaşlı ve romantik oluyor. Aynı zamanda dinlediğimiz şarkıların sözlerinin de etkisi var tabii ki bu durumda. Bazı şarkıları benimseriz çünkü sözleri bize kendimizi hatırlatır, şarkıcının yerine koyabiliriz kendimizi. İşte müziği resim ve edebiyattan ayıran en önemli özellik budur. Bir şarkıyı dinlerken kendini benimsenmiş hissedebilir insan, sanki hayatı bir filmmiş ve ana karakter de kendisiymiş gibi…

 

Uzun lafın kısası aslan yattığı yerden, kişi dinlediği müzikten belli olur, belki de öğrendiğiniz bu bilgilere dayanarak sürekli melankolik şarkılar dinleyen o arkadaşınıza her şey yolunda mı diye sorsanız iyi olur.

(Visited 27 times, 1 visits today)